KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/3261 E., 2015/4709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2015
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 17.03.2015 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... vekili Av. ...geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 24/11/2007 - 16/01/2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, yemek ve yol yardımı, ücret ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Savunma hakkı Anayasa’mızın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.
İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı HMK'nun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27. maddesi ile usül hukukumuza yansıtılmıştır.
Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkın sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın "açıklama ve ispat hakkını da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının, usül hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Tanık beyanları takdiri delillerdendir. Davanın konusu ve istekler dikkate alındığında sonuca etkilidir. Mahkemece 17.03.2011 tarihli ara kararla tanık sayısı 2 ile sınırlanmıştır. Tanık sayısının gerekçe gösterilmeden ve açıkça davalı tarafından vazgeçilmeden sınırlanması savunmanın kısıtlanması sonucunu doğurur. Davalının tanıkları dinlenilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/3261, K. 2015/4709, 17 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama