KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/35775 E., 2015/24722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Antalya 6. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 21/04/2015
- Numarası
- 2013/51-2015/206
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hüküm davalılarca süresi içinde temyiz edilmiş incelemenin Yargıtay'ca duruşmalı olarak davalılardan ... Koruma Güvenlik Hiz.Ltd.Şti. vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 08.12.2015 Salı günü belirlenen saatte temyiz eden davalılardan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili Av.Ramazan geldi. Duruşmalı temyiz eden diğer davalı adına gelen olmadı. Davacı adına gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının, 20/06/2006-31/12/2012 tarihleri arasında Büyükşehir Belediye Başkanlığı hizmetinde alt işveren firma olan Global Ltd. Şti'ne bağlı olarak çalıştığını, şirketlerin değişmesine karşılık müvekkilinin güvenlik görevlisi olarak çalışmasına aralıksız devam ettiğini, bildirim yapılmaksızın ve haksız olarak sendika üyesi olması gerekçesiyle iş akdine son verildiğini, en az 7 günlük izin hakkının kullandırılmadığını, 2012 yılı Aralık ayına ait ücretinin ödenmediğini, yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının verilmediğini, sendikal nedenle işten çıkartıldığı için sendikal tazminat talep ettiklerini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, sendikal tazminat ve bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Belediye vekili, davacının alt işveren firmaların işçisi olması nedeniyle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiş; davalı şirket vekili ise, davacının iş akdinin tasarruf nedeniyle feshedildiğini, çalışma şekli itibariyle fazla çalışmanın söz konusu olmayacağını, yıllık izinlerin kullanıldığını, sendikal tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kanıtlanamaması nedeni ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, sendikal tazminat şartlarının oluşmadığı, yıllık izin ve fazla mesai ücretinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davada iki davalı bulunduğu ve her iki davalının asıl-alt işveren ilişkisi içinde bulundukları ve işçilik alacaklarından birlikte sorumlu olduklarının kabul edilmesine rağmen tek davalı varmış gibi hüküm kurulmasının infazda tereddüt ve karışıklıklara neden olacağının düşünülmemesi hatalı olmuştur.
Brüt olarak hesap edilen alacakların hüküm altına alınmasına karşı karar yerinde brüt miktarların net olarak gösterilmesi de doğru olmamıştır.
Öte yandan davacı davasını belirsiz alacak davası olarak değil kısmi dava olarak açmış, bilirkişi raporundan sonra verdiği ıslah dilekçesi ile bazı alacakların miktarını arttırmıştır. Hal böyle olunca kıdem tazminatı dışındaki alacakların ıslah ile istenen kısımlarına ıslah tarihi yerine dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de isabetsizdir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı ve düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/35775, K. 2015/24722, 8 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama