KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/36388 E., 2016/1470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe İade
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin sendika işyeri baştemsilcisi olduğunu, hiçbir haklı ve geçerli sebep olmaksızın iş akdinin 17.09.2014 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-b,d,e,h uyarınca sona erdirildiğini, feshin geçersiz olduğunu, işverenin davacının iş sözleşmesini sendikal nedenle ve sendikal faaliyette bulunması sebebiyle feshettiğini, feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilinin işe iadesini, işe iade kararı kesinleşinceye kadar geçecek süre için temsilcilik süresini aşmamak kaydı ile fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin tespitini, işe iade kararına işverence uyulmaması halinde iş akdinin sendikal sebeplerle feshi nedeniyle 12 aylık ücret tutarında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 14.09.2014 Pazar günü yapılacak mesaiye katılacak tüm çalışanlara 1 gün öncesinden bildirim yapıldığı halde davacının çalışanlara sendikanın karar aldığını Pazar günü mesaiye gelmemelerini söylediğini, işçilerin de mesaiye gelmemeleri üzerine üretim yapılamadığını bu nedenle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece işyeri sendika baştemsilcisi olan davacının iş akdinin işçilerin pazar günü mesaiye gitmemelerini sağladığı için 17/09/2014 tarihinde disiplin kurulu kararı ile feshedildiği, İşçilerin pazar günü mesaiye gitmemesi için sendika tarafından alınan ve işverene tebliğ edilen bir kararın mevcut olmadığı, işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin 15.09.2014 tarihinde şifahen feshedildiği ve davacının üyesi bulunduğu .............. İşçileri Sendikası tarafından 15.09.2014 tarihinde işverene davacıyı yeniden işe başlatması için yazı yazıldığı ve işveren TİS hükümlerine aykırı davrandığı için 16.09.2014 tarihinde İşkur'a şikayet edildiği ayrıca Sendika tarafından 04.09.2014 tarihinde TİS'nin uygulanmayan 23,25,29. maddeleriyle ilgili işverene bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır.
TİS 13/1. bendinde. "Yönetici ve temsilcilerin teminatı ile iş akitlerinin teminatı ve iş akitlerinin feshi hususunda yasal hükümler uygulanır, üyelerin teminatı da yasal hükümlere tabidir", 13/2. bendinde.
"İşe iadesine karar verilen temsilciler ile göreve başlamak istediği halde başlatılamayan sendika yönetim, denetim, disiplin kurulu başkan ve üyelerine ayrıca 1 yıllık brüt ücretleri tutarında tazminat ödenir" hükmü ve 6356 sayılı Kanun’un 24. maddesinin 1. fıkrasında "İşveren isyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez" hükmünü amir olduğu,
3. fıkrasında “temsilcinin işe iadesine karar verilirse fesih geçersiz sayılarak temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir. Kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde temsilcinin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları temsilcilik süresince ödenmeye devam edilir.
Bu hüküm yeniden temsilciliğe atanma hâlinde de uygulanır.” düzenlemesi bulunmaktadır.
İşverenin fesihte 6356 sayılı Yasanın 24. madde hükümlerine uymadığı, 15.09.2014 tarihinde davacının iş akdini sözlü feshettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir. Davacı her ne kadar sendikal nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia etmişse de dosya kapsamına göre bu hususun somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/36388, K. 2016/1470, 27 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama