İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/38853 K.2016/5989

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2015/38853Karar2016/5989Tarih10 Mart 2016Okuma6 dk · 1.230 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2015/38853 E., 2016/5989 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
10 Mart 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
İşe İade
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.230 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı, iş akdinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, iş akdinin .... ve ....na ait kaşelerinin davacı tarafından mağazaya getirildiği ve bu kaşelerin kullanıldığının tespiti neticesinde taraflar arasındaki sadakat borcunun ihlali ve güven ilişkisinin ortadan kalması nedeni ile haklı nedenle feshedildiğini, davacının savunmasında başka firmalara ait kaşeleri kullandığını belirttiğini, usulsüz olduğunu bilmediğini, beyan etmişse de ... Müdürü pozisyonunda görev yapan bir kişinin başka firmaların kaşelerinin kullanmaması gerektiğini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre davacının ....nda çalıştığı dönemde işyeri uygulama ve talimatlarına aykırı olarak iade irsaliye faturalarına başka firmaların kaşelerinin basılması suretiyle işlem yaptığı, bu sebeple iş akdinin feshedildiği anlaşılıp, davacıya bu yönde açıkça verilmiş işyeri talimatının bulunduğu kanıtlanmayıp, görevi gereği başka şirketlerin iade irsaliye faturalarına söz konusu kaşelerin basılmayacağını bilebilecek konumda olması,

davacının yapmakla ödevli bulunduğu görevleri yapmadığı anlamına gelebilecek ise de 4857sayılı iş Yasasının 25/II (h) md göre “işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmaması ve yapmamakta ısrar etmesi şeklindeki haklı feshe gerekçe olacak koşulların olayda tam olarak gerçekleşmediği ancak davacının mağaza müdürü olması ve yapılacak işlemin ticari hayatın kurallarına uygun olmamasının işvereni riske edeceği ve işin yürütümünü olumsuz etkileyeceği,

işverenden bu risk ve olumsuzluğa katlanmasının beklenemeyeceği göz önünde tutulduğunda feshin haklı olmamakla birlikte geçerli nedene dayandığının kabulü gerekeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı ya da geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir.

4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene haklı fesih imkânı tanımaktadır.

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25.maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir.

İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.

Dosya içeriğine göre somut olayda, davacının davalı işyerinde mağaza müdürü olup işyeri kıdeminin 8 yıl olduğu ve işveren vekili konumunda olmadığı taraflar arasında ihtilafsız olup; davacının aynı işverene ait bir önceki çalıştığı mağaza olan .... mağazasında çalıştığı dönemde iade irsaliye faturalarına başka firmaların kaşelerinin basılması suretiyle işlem yaptığı gerekçesiyle iş akdinin sadakat ve güven ilişkisinin kalkması nedeniyle İK 25/II maddesi uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır.

Fesih öncesi düzenlenen “Durum Tespit Tutanağı” başlıklı 07.06.2014 tarihli yazıda, .... Mağazasında 07.06.2014 tarihinde saat 16:30 da ...., .... ve ... tarafından yapılan süreç denetiminde, ... ve ..... firmalarına ait kaşe tespit edildiği ve firma irsaliye bölümüne bu kaşelerin vurulduğu tespitinin tutanağa bağlandığı görülmektedir.

Yine davacının fesih öncesinde savunması alınmış olup, davacı savunmasında; kullanılan kaşelerden haberdar olduğunu, yapılan bu işlemin süreç açısından uygunsuz olduğunu bilmediğini, işverenin başka işyerlerinde de aynı durumun söz konusu olduğunu ve bir önceki süreç denetiminde bu konuda uyarı verilmediğini belirtmiştir.

Davalı ise, davacının pozisyonu gereği bu usulsüzlüğü bilebilecek durumda olduğunu, kaldı ki fesih öncesi savunmasında da davacının olayı kabullendiğini savunmaktadır.

Mahkemece, davacının eyleminin işin yürütümünü olumsuz etkileyeceği, işverenden bu risk ve olumsuzluğa katlanmasının beklenemeyeceği göz önünde tutulduğunda feshin haklı olmamakla birlikte geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı temyizinde, kaşe kullanma olayının bölge müdürü tarafından bilindiği ve bu şekilde onay verildiği, dönem içi denetlemelerde herhangi bir uyarı yapılmadığını, ayrıca şirketin bu olaydan herhangi bir zararının da olmadığını, bölge müdürünün olaydan haberi olduğunun tanık beyanı ile sabit olduğunu ileri sürmektedir.

Davalı ise, kararı gerekçe yönünden temyiz etmiş olup “iş akdinin sadakat borcunun ihlali ve güven ilişkisinin ortadan kalkması nedeni ile haklı nedenle feshedildiği, ayrıca davacının eyleminin hem genel anlamda ahlak ve iyiniyet kuralları ile uymayan haller ve benzerlerine hem de 25/II-e bendinde yer alan "İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması" hükmüne açıkça aykırı olduğu” gerekçeleriyle fesihte haklı neden olduğunu ileri sürmektedir.

Davalının savunmasında ve fesih bildiriminde geçen kaşeler dosyaya delil olarak sunulmuş olup, bu kaşelerin dava dışı ... .... ve ..... firmalarına ait 2 adet kaşe olduğu görülmüştür. Öte yandan, kaşelerin kullanıldığı belgeler ise dosyaya delil olarak ibraz edilmemiştir. Ne var ki, davalı işverence olayın, durum tespit tutanağı ile tespit edildiği, davacının da savunmasında kaşelerin kullanıldığını kabul ettiği anlaşılmaktadır.

Davacı tanığı ...’ın, duruşmada “. Ben ...., davacı .... Mağaza Müdürü idi. 2014 yılında şirketin iç denetlemesi varmış,. Bu denetlemede ben ve davacı düşük puanlar aldık. … inceleme sonucunda, firma bilgilerinin eksik doldurulduğu şeklinde bize açıklama yapıldı. Mesela .....'nın tam açılımı değilde, ... olarak yazmışız. Bu problemin kaşe yapılarak çözüleceği bölge müdürümüz ve denetlemecimiz bize söyledi. Bunun sonunda ben kaşe yaptırmadım. Benim işyerim daha sonra ....

Mağazası olarak değişti. Davacı kaşe yaptırdı, denilerek bu nedenle işten çıkarıldı… ... Mağazaların kaşe kullandıklarını bize daha önce söylemişlerdi,…Kaşenin ..... ..... mağazasına ait olduğu doğrudur. Her gün gazete firmasına iade kesiliyordu. Kesilen iadelerde de adres bölümüne bu kaşe basılıyordu. Kaşe sadece orada kullanılıyordu…” şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.

Davalı tanığı ... ise duruşmada, “…İş yapışımızın doğru olup olmadığını denetler, bunun sonucunda bizim belirlenmiş olan kaşeler mevcuttur ancak bu keşeler içinde ..... ve ..... ın kaşeleri bulundu. Denetçi sordu bu kaşeler nerden geldiğini sordu bende ...'e telefon açıp bu kaşeleri kim yaptırdı dedim. Ben yaptırdım. Hatta kendi maaşımdan yaptırdım dedi. Bunun üstüne telefonu kapatıp kaşeleri denetçiye teslim ettim…” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı her ne kadar duruşmada “durumdan haberdar olduğunu ancak kaşeleri kendisinin yaptırmadığını” beyan etmekte ise de, davalı tanığının yukarıdaki beyanı ve dosya kapsamına göre, feshe konu kaşeleri davacının yaptırdığı anlaşılmaktadır. Ancak, dosyada davacıya bu konuda daha önceden verilmiş yazılı bir uyarıya rastlanmamıştır.

Mahkemece, eski iş müfettişi hukukçu bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporunda, “…. Dosyada davacıya bu yönde açıkça verilmiş işyeri talimatına rastlanmamıştır… Ancak davacının mağaza müdür olması ve yapılacak işlemin ticari hayatın kurallarına uygun olmamasının işvereni riske edeceği ve işin yürütümünü olumsuz etkileyeceği, işverenden bu risk ve olumsuzluğa katlanmasının beklenemeyeceği göz önünde tutulduğunda feshin haklı olmamakla birlikte geçerli nedene dayandığı sonuç ve kanısına varılabilecektir.” şeklinde görüş beyan etmiştir.

İddia, savunma, tanık beyanları ve bilirkişi raporunun değerlendirilmesinden davacının müdürü olduğu davalı mağazada, davacının bilgisi dahilinde dava dışı başka firmaların kaşelerinin kullanılıyor olmasının işyeri açısından ne gibi bir risk doğurduğu, işyerinde ne gibi bir olumsuzluğa yol açtığı anlaşılamamaktadır.

Bu nedenlerle, davalı işverenin işlettiği işyerinin faaliyet alanını bilen konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak, yukarıda sözü edilen dava dışı firmaların kaşelerinin kullanılmasının işyeri açısından ne gibi bir risk doğurduğu, işyerinde ne gibi bir olumsuzluğa yol açtığı, şayet bir olumsuzluk söz konusu ise bu olumsuzluğun sadakat borcu ve güven ilişkisine aykırılık boyutunda olup olmadığı araştırılmalı ve çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ve araştırma sonucunda davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 10.03.2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/38853, K. 2016/5989, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/38853
Karar No
2016/5989
Tarih
10 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/38857 K.2016/5994
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/38868 K.2016/9216
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/38891 K.2016/8389
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/38892 K.2016/6003
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/38900 K.2016/5987
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/38903 K.2016/6005

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.