İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/41417 K.2016/14529

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2015/41417Karar2016/14529Tarih21 Eylül 2016Okuma5 dk · 1.012 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/41417 E., 2016/14529 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
21 Eylül 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
İşe İade
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.012 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini ve sendikal fesih nedeniyle tazminata hükmedilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının iş akdinin 05/06/2014 tarihinde ... operatörü olarak çalıştığı üretim bandında ...numaralı işte üretilen mamullere hasar verdiği ve hasarın 6,500 TL olup davacının 30 günlük ücreti tutarının çok üzerinde olması nedeniyle İş Kanununun 25/II-ı maddesine göre haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, işveren tarafından haklı fesih iddiasının ispatlanamadığı bu nedenle yapılan feshin geçersiz olduğu ve feshin sendikal nedenle yapıldığı gerekçesiyle davacının işe iadesine, sendikal tazminat talebinin de kabulüne karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.

İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, işe iade davası açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.

Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.

Dosya içeriğine göre, davalı işverence işyerine verilen zarar nedeniyle haklı feshin ispatlanamadığı anlaşıldığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir. Bu nedenle, davalının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Mahkemece, sendikaya yazı yazılarak taraf tanıklarının dinlenildiği başkaca bir hususun araştırılmadığı görülmektedir.

Sendikanın 01/08/2014 tarihli cevabi yazısından, davacının 28/02/2014 tarihinde sendikaya üye olduğu ve 13/07/2014 tarihinde işkolu değişikliği nedeniyle üyeliğinin düştüğü, 14/08/2014 tarihindeki durum olarak 16 işçinin halen üye bulunduğunu, 61 işçinin üyelikten çekildiğini, 12 işçinin üyeliğinin işkolu değişikliği ve ölüm nedeniyle düştüğünü, üyelerden kimlerin işten çıkartıldığının kendilerince bilinemediğini ifade ettiği, davalı işyerinde TİS imzalanamadığı anlaşılmaktadır.

Davacı tanıkları beyanlarında, sendika üyesi olan işçilerin e-devlet şifrelerinin işverence alınarak üyeliklerinin silinmek istenildiğini, işten ve sendikadan istifa etmeleri hususunda işyerinde baskı olduğunu, davacı ile aynı tarihlerde toplam 11 ila 13 kişinin sağlık sebepleri ya da farklı sebeplerle baskı altında işten çıkarıldıklarını, bu işçilerin tamamının sendika üyesi olduğunu belirtmişlerdir. Davalı tanıkları ise, işyerinde sendikal baskı olmadığını, davacının üretimde üst üste yaptığı hata nedeniyle işten çıkartıldığını beyan etmişlerdir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davalı işyerinde, 2014 yılı Mayıs ve Haziran ayı içerisinde sendika üyesi olduğu anlaşılan 11 kişinin işine farklı sebepler ile son verildiği, bu 11 kişinin tamamının 2014 yılı Ocak-Mayıs ayları arasında sendikaya üye olduğu, genelde sağlık sebepleri ile ayrılmak istedikleri yönünde ve çoğunun 11.06.2014 tarihinde dilekçe verdikleri dikkat çekmektedir.

Davalı işveren tarafından, bu 11 işçiden sadece 3’ünün işten çıkarıldığı, diğerlerinin ise kendi istekleri ile işten ayrıldıkları savunulmaktadır. Aynı gün ve yakın tarihlerde çıkışı bildirilen bu 11 kişiden sadece 3’ünün çıkışının 29 kodu ile -haklı nedenle işveren feshi- olarak bildirildiği, 2’sinin 03-istifa kodu ile bildirildiği, geriye kalan 6 kişinin çıkışının ise, sağlık sebepleri ile haklı nedenle işçi feshi olan 24 kodu olarak bildirildiği görülmektedir.

Öte yandan, davalı işverence sunulan personel artış raporu, dosydaki mevcut dönem bordrolarına göre, fesih ayı olan 2014 yılı Haziran ayında, keza fesih öncesi ve sonrasında davalı işverenin işten çıkardığı işçilerden daha fazla sayıda yerine işçi aldığı, 4 aylık bir süreçte sigortalı sayısının 216’dan 297’ye yükseldiği anlaşılmaktadır. Belirtilen süreç içerisinde, özellikle fesih ayı olan 2014 yılı Haziran ayında davalı işyerinde ciddi bir hareketlilik olduğu görülmektedir. Buna göre, davalı işveren, 2014 yılı Haziran ayında işyerine 66 giren 35 çıkan olduğunu bildirmiştir. Ancak, bu işe giren ve çıkan işçilerin sendikalılık durumları -yukarıda sözü edilen aynı tarihlerde iş akdi sonlanan 11 kişi hariç- tespit edilememektedir.

Yine, sendikanın cevabi yazısı ekinde dosyaya sunulan istifa listesine göre, 2014 yılı Haziran-Temmuz ve Ağustos aylarında yani fesih ayı ve sonrasında sendikadan 61 üyenin istifa ettiği, 11 işçinin de iş kolu değişikliği nedeniyle üyeliğinin düştüğü anlaşılmaktadır. Ancak, üyelikten istifa eden işçilerin işyerinde halen çalışıp çalışmadıkları dosyalarda 2014 yılı Haziran ayı bordrosundan sonraki dönem bordroları bulunmadığından anlaşılamamaktadır. Esasen mahkemece bu husus araştırılmamıştır.

O halde, mahkemece üyelikten istifa eden 61 işçinin davalı işyerinde halen çalışıp çalışmadıklarının araştırılması, ayrıca davalı işverenin personel artış raporunda geçen işten çıkarılan ve işe alınanların sendikalılık durumlarının araştırılması,....’dan fesihten önceki ve sonraki 6 aylık süreçteki ayrıntılı dönem bordrolarının getirtilip incelenmesi, ayrıca davacının sendikanın yetki almasına 15-20 üye kaldığı iddiası ile ilgili olarak fesih tarihindeki çalışan sayısı ve üye sayısıyla ilgili iddiasının da araştırılması gerekmektedir.

Feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21/09/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/41417, K. 2016/14529, 21 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/41417
Karar No
2016/14529
Tarih
21 Eylül 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/41499 K.2016/14802
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/41500 K.2016/15188
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/41504 K.2016/15187
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/41513 K.2016/14691
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/41803 K.2016/15064
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/41864 K.2016/14510

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.