KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/42000 E., 2015/25408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Konya 2. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 01/10/2015
- Numarası
- 2015/169-2015/541
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanun'un 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dairemiz ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, birleşen dava hakkında karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Dairemizin, “Somut olayda davacı, davalı ... Hidrolik A.Ş.'ye kıdem tazminatı istemli alacak davası açmış, davalı husumet itirazında bulunmuştur. Davacı yargılama esnasında davacının çalıştığı işyerinin davalı firma olmadığını kabul etmiş, davacının .... İç ve Dış Ticaret A.Ş isimli şirket olduğunu, yanılma sonucu bu davayı açtığını, bu şirketlerin grup şirketler olduğunu, asıl davalı hakkında mevcut dava ile birleştirilmek üzere yeni bir dava açacağını bildirmiştir.
Davacı dava dışı Kayahan İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye karşı aynı taleple Konya 1. İş Mahkemesine 2014/279 Esas, 2014/298 Karar sayılı dosya ile dava açmış olup, bu dosya hakkında mahkemesince 30.04.2014 tarihinde temyize konu dosya ile birleştirme kararı verilmiştir.
Temyize konu mahkeme kararı 15.05.2014 tarihli olup, karar tarihinde önce birleştirme kararı ile asıl davayla birleşen Konya 1. İş Mahkemesinin 2014/279 Esas, 2014/298 Karar sayılı dosyaya ilişkin olarak herhangi bir hüküm kurulmamıştır.
6100 sayılı HMK.'nun 166/1. maddesine göre birleştirme kararı ilk mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olduğundan, mahkemece hüküm kurulurken karar tarihinden önce dava dosyası ile birleştirilen Konya 1. İş Mahkemesinin 2014/279 Esas, 2014/298 Karar sayılı dosyası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmayıp bozma nedenidir.” gerekçesi ile verdiği bozma kararının usul ve yasaya uygun olmasına ve yerleşik uygulamanın da bu yönde bulunmasına göre direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/42000, K. 2015/25408, 15 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama