KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/42129 E., 2016/8805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe İade
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirtilen davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Banka Yönetimince 25.12.2014 tarih ve 10186 sayılı kararı ile davacının da çalışmış olduğu güvenlik hizmetlerinin dışarıdan hizmet satın alma yolu ile yerine getirilmesine karar verildiğini, bu kapsamda şubeler nezdinde çalışan güvenlik görevlilerinin iş akitlerinin yasal hakları ödenerek sona erdirilmek zorunda kalındığını, işletmesel kararın tutarlı ve keyfilikten uzak şekilde uygulandığını, feshin son çare olduğunu dolayısıyla iş sözleşmesinin işletmesel karar uyarınca geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş, davacı işçinin işe iadesine karar verilirken, boşta geçen süre için en çok 8 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesinin de hüküm altına alınması gerekir. Bu süre üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi hükümler geçersizdir. Yasa koyucu yargılama süresini dikkate alarak bu düzenlemeyi yapmıştır.
Yargılama süreci 4 aylık sürenin altında kaldığında, kısaca fesih ile işe iade kararı sonrası başvuru arasında boşta geçen süre 4 aydan az olduğu takdirde, başvuru tarihine kadar ki ücret ve diğer haklar hüküm altına alınacaktır. Ancak yargılama süreci 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekecektir. Boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi, feshin geçersizliine bağlı ikincil bir sonuçtur. Talep olmasa da mahkemece dikkate alınması gerekir.
Ayrıca feshin geçersizliği istemi tespit niteliğinde olduğundan, boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların miktar belirtilmeksizin, hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davalı Banka Yönetim Kurulunun 25.12.2014 tarih ve 10186 sayılı kararında ve 15.01.2015 tarih ve 1 sayılı İşçi-İşveren Kurulu Kararında; özel güvenlik işinin dış firmaya verilerek yürütülmesi sonucu, işgücü fazlası olarak belirlenen banka çalışanlarının banka boş kadrolarında istihdam edilme imkanları araştırıldığı,
eğitimleri ve diğer nitelikleri yapılacak işe uygun bulunan özel güvenlik görevlilerinin gişe yetkilisi olarak veya dış firma ile koordinasyonu sağlamak üzere oluşturulacak kadrolara atanmasının planlandığı belirtilerek 50 işçinin dış firma ile koordinasyonu sağlamak üzere terfi ettirildiği, 10 işçiye ise asistan gişe yetkilisi görevinin teklif edildiği ve kendileriyle mülakat yapıldığının sunulan belge içeriğinden anlaşıldığı yine davalı tarafça 1072 işçinin alt işveren şirkette çalışmaya devam ettiğinin bildirildiği,
dosyaya sunulan fesih öncesi ve sonrasında işe alınan işçileri gösterir listede çok sayıda gişe yetkilisinin işe alındığı anlaşıldığından işverenin davacıya neden başka iş ve görev teklif etmediği, hangi objektif seçim kriterini uyguladığının anlaşılamadığı işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir.
Ancak 4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, üst sınır aşılarak en çok 8 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi yasanın açık emredici düzenlemesine aykırılık teşkil etmektedir. Karar bu yönü ile hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/42129, K. 2016/8805, 20 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama