KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/42478 E., 2016/6947 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 23 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş akdinin işverence 30.03.2014-01/04/2014 tarihleri arasında devamsız yaptığı gerekçe gösterilerek feshedildiğini, davacının işyeri sorumlusundan izin aldığını, feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığını iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 21. maddesinde belirtilen haklara hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili husumet itirazında bulunarak davacının kendi işçisi olmadığını savunmuş ve davalılar birlikte davacının işe devamsızlık nedeniyle haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının çocuğunun hasta olduğunun hastane raporundan anlaşıldığı, ...'ın; şirket tarafından haftalık izinleri, mazeret izinlerini ve nöbet durumlarını düzenlemek için görevlendirildiği, davacının çocuğunun rahatsızlığından bahisle kendisinden izin istediğini, diğer sorumlu ...'ye danışarak izin verdiğini beyan ettiği, davacının izin konusunda yetkilendirilen kişiye haber verdiği ve devamsızlığın haklı bir nedene dayandığı, ayrıca davacıya mazeretini bildirilmesi konusunda ihtar çekilmediği gerekçesiyle işe iadesine karar verilerek işe başlatmama tazminatı davacının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. (6356 sayılı yasa 25 ) maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir.
Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4 aylık, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5 aylık, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli olup davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı işçinin davalıya ait işyerinde 16.03.2007 tarihinden itibaren çalıştığı ve kıdeminin 5-15 yılı aralığında olduğu, kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 5 aylık ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. 4857 sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/42478, K. 2016/6947, 23 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama