KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/42603 E., 2016/6946 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 23 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş akdinin işverence feshinin haklı ve geçerli nedene dayanmadığını iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 21. maddesinde belirtilen haklara hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilleri husumet itirazında bulunarak davacının kendi işçisi olmadığını savunmuş ve davacının 14.07.2014 tarihinde Haziran ayı ücretini alamadığı gerekçesiyle iş bırakma eylemi yaptığını, bu provakatif eyleme katılan işçilerin tespit edilerek haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece İş Kanunun 19.maddesi uyarınca feshin yazılı bildirimle yapılması ve bu bildirimde fesih sebebinin çok açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi gerektiği halde işverenin yazılı bildirim şartına uymadığı ayrıca tanık beyanlarından ücretlerin ödenmemesi nedeniyle yapılan görüşmeler sonucu davacının da aralarında bulunduğu 3 kişinin iş akdine son verildiğinin anlaşıldığı ve davalılar arasında işçi temini amaçlı hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle BUSKİ nezdinde işe iadesine karar verilerek işe başlatmama tazminatı davacının çalışma süresi, işten çıkarılma nedeni dikkate alınarak 8 aylık ücreti tutarında belirlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. (6356 sayılı yasa 25 ) maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir.
Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4 aylık, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5 aylık, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının BUSKİ nezdinde işe iadesine karar verilmesi isabetli olup davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı işçinin davalıya ait işyerinde 01/06/1992 tarihinden itibaren çalıştığı ve kıdeminin 15 yılı aştığı, kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 6 aylık ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. 4857 sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/42603, K. 2016/6946, 23 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama