KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/43605 E., 2016/10746 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı dava dilekçesinde özetle; toplamda 13.998,37 TL zarara uğradığı iddiasıyla, uğranılan zararın sorumlusunun gerekli denetim ve kontrol görevini yapmayan davalı olduğu iddiasıyla tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı kendisine herhangi bir kuruma ödeme yapma, ödeme talimatı verme, ödeme öncesi onay verme gibi konularda yetki ve sorumluluk verilmediğinden bahisle yapılan ödemelerden ve yapılmamış ödemelerden sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, istek kısmen hüküm altına alınmış, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 18.09.2014 tarihli ilamı ile özetle,” Somut olayda.
Dosya kapsamında bulunan ve davalı tarafından davacı şirketin genel müdürüne e-mail yoluyla gönderdiği idari ve mali işler departmanının görev dağılımına dair belgede davalının idari ve mali işler müdürü olarak personel sorumlusunun ... prim bildirgelerinin aylık olarak kuruma internet ortamında verilmesi ile finans sorumlusunun ödeme listelerinin hazırlanması gibi yaptıkları işlemleri kontrol görev ve yetkisi olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda davalının fiilen ödeme yapma, ödeme evraklarını hazırlama gibi görevleri olmasa da bu belgelerin zamanında ve gerektiği gibi hazırlanması ile yapılması gereken ödemelerin yapılıp yapılmadığını kontrol yetki ve görevi bulunmaktadır. O halde, davalının kontrol ve denetim görevini ihmal ettiği ve davacının uğradığı zarardan düşük orandaki kusuru ile sorumluluğu bulunduğu sabittir.
Şu haliyle mahkemece yeniden konusunda uzman bilirkişiden kusur oranının belirlenmesi açısından rapor alınıp sonucuna göre kusuru oranında davalının sorumluluğuna hükmedilmelidir.Anılan yön gözetilmeksizin davacının zarardan sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddedilmesi hatalıdır.” gerekçesi ile bozulumuştur.
Mahkeme bozma kararına uyarak meydana gelen zararın oluşundaki kusurunun belirlenmesi açısından muhasebeci bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda davalının %30 kusurlu olduğu belirlenerek, 4.199,60 TL. maddi zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiş ancak hüküm fıkrasının 1. nolu bendinde “419,96 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
fazla talebin reddine,” denilerek alacak miktarı 4.199,60 TL olduğu halde maddi hata yapılarak 419,60 TL'ye hükmedilmiş, bu miktar üzerinden yargılama gideri, harç ve avukatlık ücretinin hüküm altına alınmış olması hatalı ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca düzelterek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/43605, K. 2016/10746, 12 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama