KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/43815 E., 2016/6543 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle davalı vekilinin 06.08.2015 tarihli duruşmada davacıya iyiniyetli olarak tüm haklarının ödenmiş olduğunu belirtmesi ve haklı bir fesih nedeni bildirilmemesi,
üstelik işten ayrılış bildirgesinde işveren tarafından çıkış nedeni olarak ''kod 4: Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi'' bildirilmiş olması karşısında feshin geçerli bir sebebe dayandırılarak sonlandırılmak istendiği ancak 4857 sayılı Yasanın 19. maddesinin 1. fıkrasında göre fesih sebebinin açık ve kesin olarak bildirilmesinin geçerli nedene dayalı olarak fesih yapılabilmesinin ön koşulu olduğu halde işveren tarafından yazılı fesih bildiriminde bir neden belirtilmediği,
fesih zaten usulen geçerli olmadığından davalının tanık dinletmesinin sonuca etkili olmayacağının anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, iş akdine geçerli bir neden olmadan son verildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının işe iadesine karar verilmiştir. Mahkemece, işe iade kararı verilmesine rağmen hükümde davanın kısmen kabulüne denilerek fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/43815, K. 2016/6543, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama