İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/43936 K.2016/6046

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2015/43936Karar2016/6046Tarih10 Mart 2016Okuma4 dk · 824 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2015/43936 E., 2016/6046 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
10 Mart 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
İşe iade
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

824 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, davacının 16/02/2015 tarihinde fazla mesai tatil günlerine esas alacağını dilekçe ile talep etmek üzere çalıştığı işyeri muhasebe bölümüne müracaatta bulunduğunu, bunun üzerine iş akdinin 25/02/2015 tarihinde feshedildiğini fakat 27/02/2015 tarihine kadar çalıştığını, feshin geçerli bir nedene dayanmadığını öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacıya iş yerinde siparişin sonunun gelmesi ve işletmenin kapatılacağı sebebiyle 09/02/2015 tarihinde iş akdinin feshedildiğinin bildirildiğini, davanın süresinde açılmadığını ve davacının 6 ay kıdeminin de bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının davalı işyerindeki kıdeminin 6 aydan az olduğu, bu nedenle İş Kanunun 18/1 maddesi uyarınca işe iade davası açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.

İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.

İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.

Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte aynı işverene ait işyeri veya işyerlerinde fasılalı da olsa iş ilişkisine dayalı kıdeminin en az altı ay olması gerekir.

İşçinin 6 aylık kıdem hesabına deneme ve askıda kalan süreler de dahil edilir. Başka bir anlatımla bu hesapta fiili çalışma süreleri mutlak olarak aranmaz. Aynı Kanununun 66'ncı maddesinde belirtilen çalışma süresinden sayılan haller altı aylık kıdemin sayılmasında dikkate alınacaktır. İşçinin feshe karşı koruyan hükümlerden yararlanabilmesi için, altı aylık kıdem süresini aynı işveren nezdinde iş sözleşmesine dayanan iş ilişkisi içerisinde geçermiş olması zorunludur.

Somut olayda, taraflar arasında davacının davasını hak düşürücü süre içerisinde açıp açmadığı ve fesih tarihi itibariyle 6 aylık kıdeminin bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.

Dosya içerisinde davacı tarafından sunulan 09.02.2015 ve 17.02.2015 tarihli iki adet fesih bildirimi bulunmaktadır. Davalı ise sadece 09.02.2015 tarihli fesih bildirimine dayanmıştır.

09.02.2015 tarihli fesih bildiriminde, siparişlerin sonuna gelindiği ve işletmenin 15 gün sonra kapanacağı ve iş akdine de 15 gün sonra son verileceği belirtilerek davacının 2 haftalık ihbar süresini kullanabileceği belirtilmiştir. Davacının bu fesih bildirimini tebliğ almaktan imtina etmiş olduğuna ilişkin bildirimin altına şerh düşülmüştür.

17.02.2015 tarihli fesih bildiriminde ise, fason boyama sipariş işleri bittiği için davacının işine son verileceği ve 15 günlük ihbar süresini kullanması gerektiği belirtilmiş olup bu bildirimin de davacı tarafından tebliğ alınmaktan imtina edildiğine ilişkin şerh mevcuttur.

İşten ayrılış bildirgesine göre davacının çalışmasının 25.02.2015 tarihinde son bulduğu belirtilmiş olup, bu ay için 25 gün çalışma bildirilmiştir.

Davacı, 16.02.2015 tarihinde fazla mesaisinin karşılığının ödenmesi için dilekçe vermiş olması nedeniyle 17.02.2015 tarihinde iş akdinin feshedileceğinin tarafına bildirildiğini, bu tutanağı imzalamadığını, 23.02.2015 tarihinde bu kez 09.02.2015 tarihli olan bir başka ihtarname ile iş akdinin feshedileceğinin bildirildiğini, bu tutanağı da imzalamadığını, 25.02.2015 tarihinde ise işine son verildiğini öne sürmektedir.

İş akdinin feshedileceğinin davacıya bildirildiği tarih uyuşmazlığın esasını oluşturmakta olup, feshin 17.02.2015 tarihinde davacıya bildirilmiş olduğunun kabulü halinde davanın süresinde açıldığı ve fesih bildiriminin davacıya ulaştığı tarih itibariyle 6 ay kıdem koşulunun sağlandığını kabul etmek gerekecek; 09.02.2015 tarihinde davacının haberdar edildiği kabul edilirse, dava süresinde açılmamış olacak ve davacının 6 ay kıdem süresi de dolmayacağı için davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanması bir başka deyişle işe iade davasının dinlenmesi de mümkün olmayacaktır.

Somut olayda, dosya içerisinde 17.02.2015 tarihinde düzenlenen bir fesih bildirimi ve tebliğ almaktan imtina tutanağı bulunması, davalının dayandığı 09.02.2015 tarihli fesih bildiriminin 09.02.2015 tarihinde davacıya bildirilmediğini göstermektedir. Davacının 09.02.2015 tarihli fesih bildiriminin kendisine 23.02.2015 tarihinde tebliğ edilmek istendiğine ilişkin iddiası bu nedenle dosya kapsamı ile örtüşmektedir. Kaldı ki davalı işveren davacının öğrendiğini beyan ettiği 17.02.2015 tarihinden önce feshi bildirdiğini de ispatlayamamıştır. ( Örneğin, davacının tebliğ almaktan imtina etmesinden sonra fesih bildiriminin noter kanalıyla gönderilmiş olması şeklinde bir delil sunulmamıştır)

17.02.2015 tarihli fesih bildirimi ve tebliğ almaktan imtina tutanağı dikkate alındığında 11.08.2014 tarihinde işe başlayan davacının 6 aylık kıdem süresinin dolduğu ve 13.03.2015 tarihinde açılan davanın 1 aylık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenle mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10/03/2016 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/43936, K. 2016/6046, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/43936
Karar No
2016/6046
Tarih
10 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/43942 K.2016/6564
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/43943 K.2016/6035
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/43954 K.2016/6559
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/43960 K.2016/6535
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/43994 K.2016/6538
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/44003 K.2016/6042

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.