KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/45019 E., 2016/17431 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davaların davalı vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılarıın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesinin 16/02/2012 tarihinde davalı şirketin satılacağı ve tazminatların ödeneceği gerekçesi ile bir kısım belgeler imzalatılmak suretiyle feshedildiğini ancak işyerinin faaliyetine devam ettiğini, sefer primi olan harcırahlarının ödendiğini asgari ücretin ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin, hafta tatili, fazla mesai ücretleri alacağını talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti., davacının kendi isteği ile şirketlerini ibra ederek işten ayrıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Ltd. Şti., davacı ve arkadaşlarının Ortadoğu ülkelerinden gelirken getirdikleri mazotları ...'de sattıklarının öğrenilmesinin ardından, bu işçilerin 12/02/2013 tarihinde ...'dan giriş yaparak doğruca evlerine gittiklerini ve aranmaları üzerine ''...lı olmayan ne kadar eleman varsa çıkartacaksın. Yoksa çalışmayacağız ve araçlarını da alabilirsen gel al'' şeklinde tehdit ettiklerini, ...lı olmayan işçilerin işten çıkartılacağı sözü verilerek 16/02/2012 tarihinde davacı ve diğer arkadaşlarından araçları teslim alabildiklerini ve bu nedenle işten çıkışlarının yapıldığını, haklarını da ödeyerek ibraname alındığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, asıl ve birleşen davanın davalıları arasında organik bağ olduğunu iddia etmiş ve davacı tanığı ...2004 yılında ... şirketinde çalışmaya başladığını, 2009 yılında bu şirketin isim değiştirerek ... Otomotiv Şirketi olduğunu beyan etmiştir. Ayrıca Dairemizce incelenen 2014/2571 Esas, 2014/13312 Karar sayılı emsal dosyanın incelenmesinde, davalılar arasında organik bağ bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Tanık beyanı ve emsal dosya birlikte değerlendirildiğinde davalılar arasında organik bağ olması nedeniyle alacaklardan davalıların kendilerine karşı açılan dava değerleri kadar müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarından sadece davalı ...
Otomotiv Şirketi’nin sorumlu tutulması, kıdem tazminatı alacağından ise, davalı ...’a karşı 4.500,00 TL talepli dava açıldığı halde davalılar arasında işyeri devri varmış gibi her davalının kendi döneminden sorumlu olduğu kanaati ile davacının hak kazandığı 8.204,12 TL kıdem tazminatının 1.902,34 TL lik kısmından davalı ...’ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna yönelik hüküm kurulması hatalı ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi uyarınca düzelterek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/45019, K. 2016/17431, 24 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama