KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/5566 E., 2016/5138 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı .... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı Bakanlık vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacı, davalı işyerinde bilgi işlem görevlisi olarak çalışırken iş akdinin kendisi tarafından haklı nedenle feshedildiğinden bahisle kıdem tazminatı, fazla çalışma ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Bakanlık, kendilerine husumet yöneltilemeyeceği ve davacının çalıştığı firmaların davaya dahil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketlerin işçisi olarak davalı Bakanlığa bağlı hastanede çalışırken askerlik nedeniyle iş akdinin haklı olarak feshedildiği, davalı Bakanlığın asıl iş veren davalı şirketlerin alt iş veren olması nedeniyle hükmedilen alacaklarından diğer davalılar ile birlikte sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı yıllık izin alacağına ıslah dilekçesi ile en yüksek mevduat faizi talep ettiğinden ıslah dilekçesi ile talep edilip hüküm altına alınan miktara karar vermek gerekirken, banka mevduat faizinin hükmedilmiş olması yasal faiz oranının aşmamak üzere en yüksek mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken doğrudan yasal faize hükmedilmesi, ulusal bayram genel tatil alacağına dava dilekçesi ile yasal faiz talep ettiğinden dava dilekçesi ile talep edilip hüküm altına alınan miktara en yüksek banka mevduat faiz oranını geçmemek üzere yasal faiziyle tahsiline ayrıca Bakanlık harçtan muaf olmasına rağmen Bakanlıktan harç alınmasına karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, kararı diğer davalıların temyiz etmedikleride gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/5566, K. 2016/5138, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama