KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/6281 E., 2016/6515 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... Bakanlığı vekilince istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı ... Bakanlığının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı idarenin alt işverenlerinde aralıksız olarak otomasyon görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin alt işveren şirket tarafından haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yıllık izin ücreti bakımından uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dairemizce, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve 4857 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir. O halde, izin ücreti için uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır.
Somut olayda mahkemece hüküm altına alınan yıllık izin ücretine talepte dikkate alınarak yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi işletilmesine karar vermek gerekirken doğrudan en yüksek mevduat faizi işletilmesine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
3-6100 sayılı HMK 26. Maddesine göre hâkim, kanundaki istisnalar saklı kalmak kaydıyla, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda davacı ıslah dilekçesi ile bazı alacakları ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi ile talep edilen kısımlar yönünden faiz talep edilmemiş olmasına rağmen mahkemece ıslah ile talep edilen miktarlarlar yönünden faiz işletilmesine karar verilmiş olması talep aşımı niteliğinde olup karar bozulmalıdır.
4-Yargılama giderleri ve avukatlık ücreti davada kabul ve reddedilen miktarlar dikkate alınarak hüküm altına alınmalıdır.
Somut olayda davacı dava dilekçesi ile 1.000,00 TL. hafta tatili ücreti talep etmiş olup, bu alacak mahkemece reddedilmesine rağmen reddedilen kısım yönünden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması ve yargılama giderleri hüküm altına alınırken reddedilen alacak miktarının dikkate alınmamış olması doğru olmayıp ayrı bir bozma nedenidir.
5- 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan müstesna olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda davalı Bakanlık harçtan muaf olmasına rağmen, mahkemece hüküm altına alınan yargılama giderleri içerisinde davacının peşin olarak yatırdığı harç miktarının harçtan muaf olan davalı Bakanlıktan tahsiline karar verilmiş olması isabetli olmayıp bozma nedenidir.
Ancak yukarıda belirtilen yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı kararı diğer davalının temyiz etmediğini de gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/6281, K. 2016/6515, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama