KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/6390 E., 2016/5802 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 9 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işyerinde makine ustası olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığını, ayrılış sebebi ile banka hesabına kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, maaş alacağı ödemesi yapıldığını, kendi isteği ile ayrıldığından ihbar tazminatına hak kazanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan kıdem tazminatı ödemesi dikkate alındığında davacının iş akdinin kıdem tazminatını gerektirecek şekilde feshedildiği, iş akdinin iş veren tarafından geçerli nedenle fehine dair her hangi bir delil bulunmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı ıslah dilekçesinde ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağının en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep edildiğinden, bu alacakların ıslah dilekçesi ile talep edilip hüküm altına alınan bölümüne yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi ile dava dilekçesinde fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacaklarına yasal faiz talep ettiğinden bu alacakların dava dilekçesi ile talep edilip hüküm altına alınan bölümüne en yüksek banka mevduat faiz oranını geçmemek üzere yasal faiziyle tahsiline karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/6390, K. 2016/5802, 9 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama