KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/6996 E., 2016/6895 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 23 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde dokuma makinesi operatörü olarak çalıştığını, sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, aylık ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında asgari geçim indirimi ve yıllık izin alacağına uygulanacak faiz konusunda uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde ise, iş sözleşmesinin feshi halinde kullanılmayan izin sürelerine ait ücretlerin, son ücret üzerinden ödenmesi gerektiği kurala bağlanmıştır. Ancak, Yasada izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti muaccel olur. Bununla birlikte, faiz başlangıcı bakımından işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir.
Dairemizce, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve 4857 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir O halde, izin ücreti için uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır.
Asgari geçim indirimi, bireyin veya ailenin asgari geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Asgari geçim indirimi, bir kimsenin vergi ödeme gücünün ancak, o kimsenin fizyolojik varlığını sürdürebilecek gerekli vasıtalar sağlandıktan sonra söz konusu olabileceği noktasından hareket ederek vergilendirmede sosyal adaleti sağlama amacına yönelik olarak ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda asgari geçim indirimi işveren tarafından sağlanan nakdi bir yardım olarak kabul edilemez. Kanundan doğan alacak olduğundan asgari geçim indirimi için yasal faiz uygulanmalıdır.
Somut olayda davacı tarafından dava dilekçesinde asgari geçim indirimi ve yıllık izin alacağının mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep edildiğinden, bu alacakların dava dilekçesi ile talep edilip hüküm altına alınan kısmına yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken doğrudan yasal faize hükmedilmesi hatalı ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/6996, K. 2016/6895, 23 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama