KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/7071 E., 2016/19358 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2016
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü;
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, iş akdine haksız ve bildirimsiz şekilde davalı tarafından 16.05.2013 tarihinde şifahi olarak son verildiğini, 2001 yılında emekli olduğunu ve bir kısım kıdem tazminatının ödendiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal bayram genel tatil, yıllık izin, fazla mesai ücretleri alacaklarını talep etmiştir.
Davalı, davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak üç gün süre ile işyerine gelmemesi nedeniyle iş akdine son verildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında işçiye ödenecek kıdem tazminatı miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı, duruşmada alınan imzalı beyanında “2001 yılında emekli olurken işveren bana 6.600,00 TL nakit kıdem tazminatı ödedi. Ayrıca çalışmam devam ederken 2005 yılında tarafıma kıdem tazminatı olarak 6.000,00 TL ödendi. Ayrıca bundan dört yıl önce yani 2009 yılında yine çalışmam devam ederken 4.000,00 TL kıdem tazminatı ödendi.
Yani işyerindeki çalışmalarım sırasında davalı işveren tarafından tarafıma toplam 16.600,00 TL kıdem tazminatı ödenmiştir.” demiş, davalı ise davacının, kendilerinde herhangi bir alacağının bulunmadığını savunmuştur. Davacının beyanları kendisini bağlayıcı niteliktedir. Dosyada da daha fazla ödeme yapıldığına dair belge bulunmamaktadır.
Bu nedenle davacıya, davalı tarafından 16.600,00 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığının kabulü ile ödeme tarihlerinden itibaren akdin feshi tarihine kadar yasal faizi ile birlikte davacının hak ettiği kıdem tazminatı miktarından mahsup edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle sadece 5.640,00 TL ödemenin mahsubu ile hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/7071, K. 2016/19358, 14 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama