KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/8063 E., 2015/8554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Ankara 2. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 25/04/2014
- Numarası
- 2013/1512-2014/582
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı T.. A.. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalı T.C. Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansında 19.11.2008 tarihinde proje direktörü uzmanı olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin 24.03.2010 tarihinde İş Kanunu’nun 17.maddesi gereğince kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek feshedildiğini iddia ederek, haksız fesih nedeniyle feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı vekili, davalı şirketin diğer davalı .... Şirketinden hizmet satın aldığını, davacının davalı .... Şirketi çalışanı olduğunu, davacının iş akdinin iş ve işyeri talimatlarına aykırı davranışları nedeniyle tazminatları ödenerek feshedildiğini, davacının diğer davalı şirket işçisi olması nedeniyle davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiş, davalı ..... İnsan Kaynakları Limited Şirketi ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda muvazaalı olarak alt işverende çalışan sayısının toplamı ile kurum çalışan sayısının 39 olduğu tüm dosya kapsamına göre, davacının fiili çalışmasının davalılardan Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansında geçtiği, iş akdinin ...
Şirketi tarafından feshedildiği anlaşılmakta ise de .... ile diğer şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olup Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının başlangıçtan itibaren gerçek işveren olduğu ve işe iade davasının asıl tarafı bulunduğu, alt işveren konumunda bulunmayan ....
İnsan Kaynakları Lmt Şti'nin işçinin iş sözleşmesini feshetme yetkisi bulunmadığı, 4857 sayılı Yasadaki feshin şekli şartlarının yerine getirilmediği, asıl işveren olan Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı tarafından yazılı feshi bildirimi yapılmadığı, işçinin iş akdinin eylemli olarak feshedildiği anlaşıldığından feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansına işe iadesine, ....
Şirketi yönünden ise; her iki davalı şirket arasında muvazaalı işlem söz konusu olup, işçilerin sigortalı olarak davalı ..... Şirketi üzerinden gösterildiği, .. Şirketinin asıl veya alt işveren durumunda bulunmadığı, asıl olarak davacının davalı Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının işçisi olduğu gözönünde tutularak ... Şirketi yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesi, davalıların savunmaları, taraf tanıklarının beyanları ve kurum tarafından sunulan belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalılar arasındaki sözleşmenin işçi teminine yönelik olduğu, davacının davalı Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının asıl işinde görevlendirildiği, taraflar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı ve davacının Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansındaki işine iadesine yönelik Mahkeme kabulü doğrudur.
Muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevçevesinde bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez.
İyiniyetli olan davacı işçiye karşı taraf olmadığı muvazaa ileri sürülemez ise de muvazaalı işlemin tarafı olanların muvazaayı birbirlerine karşı ileri sürebilmeleri mümkün olup muvazaalı işlemi yapan davalı ....
Şirketinin davacının Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansına süresi içinde başvurması halinde hak kazanacağı 4 aya kadar ücret ve diğer haklarından, davacının Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde hakedeceği 4 aylık brüt ücreti tutarındaki tazminat alacağından daha açık bir anlatımla davalı şirketin davacının iş akdini geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklarından diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmelidir.
(HGK.'nun 03.12.2008 T. 2008/9-704 E, 2008/730 K. sayılı kararı)
Bu hukuki olgu karşısında davalılar arasında muvazaa bulunması nedeniyle davacının asıl işveren Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı iadesine, mali sorumluluklar yönünden ise davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna, karar verilmesi gerekmektedir. Bu durum kararı temyiz eden davalının da hak alanını ilgilendiğinden 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/8063, K. 2015/8554, 12 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama