KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2016/10813 E., 2016/16578 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalı işveren ... Yatırım ve İnş. A.Ş. bünyesindeki şirketler topluluğu olan ... Otelcilik Tur. ve Tic. A.Ş.'nde çalıştığını, şirkette çalışanlara talimat veren kişilerin ... Yatırım ve İnş. A.Ş. veya iş bu şirketin bünyesindeki diğer şirketlerde çalışan kişiler olduğunu, bu nedenle yasanın aradığı 30 kişilik sınır, yalnız şirket bünyesinde bakılmadığında çalıştığı işyerinde bulunduğunu, işveren tarafından ...'da yapılan Otel inşaatında Saha Şefi olarak çalıştığını, işveren tarafından iş akdinin 06.01.2015 tarihinde davacıya ihtiyacı olmasına rağmen fesih edildiğini, feshin geçerli bir nedeni bulunmadığını öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının ... Otelcilik Tur. ve Tic. A.Ş.'nin eski çalışanı olduğunu, hiçbir zaman ... Yatırım ve İnş.
A.Ş. çalışanı olmadığını bu nedenle davacının 2. sırada yer alan müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, iş kanununun 18. maddesi gereğince somut olayda davacının her iki müvekkili şirkete de husumet yönelterek işçi sayısını 30'un üzerine çıkartmaya ve bu sayede iş güvencesinden faydalanmaya çalıştığını, ancak iki farklı tüzel kişilikte çalışan sayısının beraber dikkate alınabilmesi için öncelikle her iki şirketinde aynı işkolunda faaliyette bulunmaları gerektiği, 1 numaralı müvekkilinin iş kolunun oteller ve benzeri konaklama yeri iken,
2 numaralı müvekkilinin iş kolunun ikamet amaçlı olan ve ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı olduğu, her iki şirketin faaliyet alanlarının iş kollarının ve faaliyette bulundukları şehirlerin birbirinden tamamen farklı olması nedeniyle çalışan sayılarının birlikte hesaplanmasının yasaya aykırılık teşkil edeceği, somut olayda iş akdi feshi tarihinin 31.12.2014 tarihi itibariyle ...
Otelcilik Turizm ve Ticaret A.Ş. çalışan sayısının 29 olduğunu ve bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle de davanın reddinin gerektiği, davacının ...'da başlayan otel inşaatında saha amiri olarak çalıştığını, ancak davacının çalıştığı süre zarfında taşeron yönetimi konusunda, denetimsizlik konusunda, imalat kontrolleri konularında yetersiz kaldığını, hatalarının büyük problemlerin oluşmasına neden olduğunu, davacının denetiminde olan konularda kontrolsüzlük ve denetimsizlik nedeniyle ortaya çıkan zararın boyutu hesaplanamayan boyuta ulaştığını,
davacının sorumluluğunda olan imalat ve yapı hataları nedeniyle bir çok kereler sözlü olarak uyarıldığını, imalat ve kalite kontrolünü layıkıyla yerine getirmesi gerektiği ifade edildiği, ancak kaba inşaatın bitmesi nedeniyle artık yapabileceği bir iş kalmadığından tüm hak ve alacaklarının ödendiğini ve kendi isteği ile işten çıktığını, zaten kendisi ile kaba inşaatının bitimi akabinde iş ilişkisinin sonlanması şartıyla anlaşıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava şartlarının gerçekleştiği ve feshin 4857 sayılı yasanın 18 ve 19. maddesinde öngörülen usule aykırı olarak yapıldığı gibi ayrıca işverence yapılan fesihte ölçülülük ilkesine uygun hareket edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, dava şartlarının gerçekleştiğinin ve feshin geçerli bir nedeni bulunmadığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; davacının hangi davalı işveren nezdinde işe iadesine karar verildiği ve işe iadenin mali sonuçlarından kimin sorumlu olduğu belirtilmemiştir.
Davacının şirketler grubu olan davalılar tarafından birlikte istihdam edildiği anlaşıldığından; fesih tarihinde kayden alt işveren olan ... Otelcilik Tur. ve Tic. A.Ş. nezdinde işe iadesine karar verilerek, davalıların işe iadenin mali sonuçlarından birlikte sorumlu tutulması dosya içeriğine uygun düşecektir.
Açıklanan nedenle, 4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/10813, K. 2016/16578, 13 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama