KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2016/13955 E., 2016/19121 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın ve sendikal nedenlerle feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, 1 yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminat ve boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin ödevli bulunduğu görevlerini eksiksiz tam ve gereği gibi yerine getirmediği ve üretim akışını azalttığı gerekçesiyle haklı nedenle feshedildiğini, sendikal neden iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı işveren tarafından yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayanmadığı ve feshin sendikal nedene dayalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, feshe konu edilen davacı davranışlarının ispatlanamadığı, feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı, davacının sendikaya üye olduktan sonra işveren vekillerinden baskı gördüğü, ...7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/838 E.2014/186 K. Sayılı dosyasında tanıklık yaptığı, işyeri yetkililerinin sendikal hakların kullanılmasını engellemek suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve itirazın da reddedildiği 08/04/2014 tarihinden 1 hafta sonra 17/4/2014 tarihinde davacının iş akdinin feshedildiği ve tanık beyanlarında davacının öncü kişiler arasında olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde feshin işveren tarafından sendikal örgütlenmenin önüne geçmek amacıyla yapıldığı anlaşıldığından davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
Bununla birlikte davacı temyizi yönünden yapılan değerlendirmede ise, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir.
Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir.
Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Sendikal nedene dayalı fesihlerde sendikal tazminatın en az 1 yıllık ücret tutarında belirleneceği ifadesiyle alt sınır belirlenmiş ancak üst sınır açık bırakılmıştır. Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak belirlenmiş işe başlatmama tazminatı bakımından uygulanan kıdem sürelerinin sendikal nedene dayalı olarak, sendikal tazminatın belirlenmesinde de kıyasen 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 1 yıllık ücret tutarında, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 1yıl 1 ay, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 1 yıl 2 aylık ücreti tutarında sendikal tazminatın belirlenmesinin hakkaniyete uygun bir çözüm olacağını öngörmektedir.
Davacının kıdeminin 5-15 yıl arasında olduğu gözetildiğinde sendikal tazminatın 1 yıl 1 ay ücreti tutarında belirlenmesi gerekirken 1 yıllık ücreti tutarında belirlenmiş olması hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/13955, K. 2016/19121, 9 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama