KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2016/16206 E., 2016/19514 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından sendikal nedenle feshedildiğini iddia eden davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine , iş akdi sendikal nedenle feshedildiğinden sendikal tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş akdinin mesai arkadaşlarına hitaben alenen ‘’ benim de şikayetçi olduğumu söylemişler, öyle söyleyenin anasını avradını sinkaf edeyim ‘’ diyerek hakaret etmesi nedeniyle 4857 sayılı yasanın 25/II-d maddesi gereğince haklı olarak feshedildiğini, ileri sürüldüğü gibi akdin sendikal faaliyetlerle feshinin söz konusu olmadığını, zira davacının sendika üyeliğinin bakanlık ya da işçi tarafından şirkete bildirilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı işyerinde .... sendikasının Ocak 2015 tarihinden itibaren örgütlenme çalışmasını başlatması, davacı tanıklarının somut ve kronolojiyi takip eden ifadeleri, bununla uyumlu olan davacıya ait sendika üye kayıt fişi değerlendirildiğinde her ne kadar davalı tarafça, davacının küfürlü konuşması nedeniyle iş akdinin feshedildiği savunulmakta ise de, söz konusu konuşmada herhangi bir muhatap da bulunmadığı, bunun yanında işyerinde davacının da dahil olduğu grup ile işveren arasında bir anlaşmazlık yaşandığı, işverence fesih yoluna gidilmesinde davacının, sendikal örgütlenmede aktif olarak rol oynaması,
tek çalıştığı için çıkarılmasının ekibin dağılmasına yol açmaması, çıkarıldığı gün dahi patron tarafından izlenmesi ve dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde feshin sendikal nedenlerle yapıldığını ortaya koyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine ve işe başlatılmama tazminatının davacı işçinin 1 yıllık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halide işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacının iş akdi davalı işverence mesai arkadaşlarına hitaben alenen ‘’ benim de şikayetçi olduğumu söylemişler, öyle söyleyenin anasını avradını sinkaf edeyim ‘’ diyerek hakaret etmesi nedeniyle feshedilmiştir.
Mahkemece sendikal tazminat yönünden araştırma yapılmış,... sendikası tarafından verilen cevapta sendikanın üyelik başvurularının yapıldığı Ocak 2015 tarihinde talep üzerine örgütlenme çalışması başlattığı, , üyelik yapıldıktan sonra bir daha işyerinde çalışmakta olan sendika üyesi işçilerle örgütlenme çalışması yürütülmediği, üyelik başvurusu için engel olmadığının çalışanlara anlatıldığı, e-devlet sistemi üzerinden başvuruların yapıldığı, sendikalı işçilerin iş sözleşmesinin feshi tarihlerinin sendika işyerinde örgütlü olmadığı için bilinmediği, sendikaya üye olan işçilerin istifalarının olmadığı,
üyeliklerin sadece işkolu değişikliği ve emeklilik nedeni ile sonlandığı bildirilmiştir.
Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları davacının maaşların asgari ücret üzerinden bankaya yatırılması kalanın elden verilmesi gibi uygulamalar nedeni ile bu durumun düzeltilmesi için haklarını arama yoluna gittiğini, davacının işyerinde küfürlü bir konuşması olmadığını, işyerinde sendikal faaliyete girildiğini, davacının da aynı faaliyete katıldığını, sendikal faaliyet için sendikacılarla konuşmak üzere ... sendikasına gittiklerini, 4 saat kadar orada kaldıklarını, işverenin birisi ile kendilerini takip ettirdiğini ,
sendikaya gittikleri günü takip eden günlerde akşam üzeri patronun fabrikaya gelip tutanak tutarak ... un çıkışını verin diye muhasebeye bildirdiğini, işyerinde sendikalı işçilerin görevleri ve çalışma yerleri değiştirildiğini, ancak davacı da böyle bir şey olmadığını , kesim tek bir tezgahta yapıldığından onun görev yerinin değişmediğini beyan etmişlerdir.
Dava konusu uyuşmazlıkta feshin geçersizliğine dair mahkeme kararı isabetli ise de dosya kapsamından soyut tanık ifadeleri dışında feshin sendikal nedene dayandığını gösteren delil bulunmadığı anlaşılmakla mahkemenin feshin sendikal nedene dayandığını kabul eden gerekçesi isabetsiz olup davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerindedir. Davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği davacı tarafça ispatlanamadığından davacının sendikal tazminat talebinin reddine ve davacının kıdeminin 15 yıldan fazla olduğu nazara alınarak işe başlatmama tazminatının davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca mahkeme kararı bozularak ortadan kaldırılmış ve Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/16206, K. 2016/19514, 15 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama