KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2016/2288 E., 2016/9989 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekilince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş akdinin işverence feshinin haklı ve geçerli nedene dayanmadığını iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 21. maddesinde belirtilen haklara hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerinde amirleri tarafından verilen emirlere aykırı hareket etmesi, iş güvenliğine ilişkin ikazlara uymaması, performansının da düşük olması ve verilen uyarıları dikkate almaması nedeniyle tazminatları ödenerek iş akdinin feshedildiğini feshin haklı nedene dayandığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine karar verilmiş, işe başlatılmama tazminatı davacı işçinin 7 aylık ücreti tutarında belirlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. (6356 sayılı yasa 25 ) maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir.
Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4 aylık, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5 aylık, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre işverence fesih bildiriminde fesih sebeplerinin açık ve kesin bildirilmesi gerektiğine dair 4857 sayılı İş Kanunu 19/1. maddesindeki usule uyulmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli olup davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı işçinin davalıya ait işyerinde 23.03.1998 tarihinden itibaren çalıştığı ve kıdeminin 15 yılı aştığı, kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 7 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 6 aylık ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/2288, K. 2016/9989, 4 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama