KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/23072 E., 2016/20135 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2016
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
A)Davalı ...Ş.'nin temyizi yönünden
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddine,
B)Davacı temyizi yönünden
Davacı, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak 12/10/2015 tarihinde savunması alınmadan feshedildiğini iddia ederek işe iadesini, işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödeneceğinin belirlenmesini, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücretinin ödenmesinin tespitini talep etmiştir.
Davalı şirketi; davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, zira davacının davalı ...'na ait iş yerinde çalıştığını bu nedenle performans değerlendirilmesinin buraca yapıldığını, davalı bankanın mail göndermek suretiyle davacının çalışmasının yetersiz bulunduğunun bildirilmesi üzerine davacının iş sözleşmesinin İş Kanunun 25/II-h bendi kapsamında haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Davalı ...; davacının şirketinde çalıştığını belirterek davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosyadaki hizmet sözleşmesi, ihale evrakları, bordrolar, davalı şirketine ait ticaret sicil kayıtları incelendiğinde işverenin davalı banka olduğu, davalı Bilkay şirketinin işçi teminine yönelik şirket olduğu ve davacının işçi temini kapsamında davalı bankada çalışmak üzere işe alındığı kanaati ile iş yapmakta yetersizliği ve sözlü uyarılara rağmen bir gelişme olmadığı gerekçesi ile 12/10/2015 tarihli fesih ihbarına göre davacının iş sözleşmesinin feshedilmiş olduğu, söz konusu feshin haklı neden kapsamına sokulduğu, haklı nedeni ispatlayacak somut olguların belirtilmediği, davacının savunmasının alınmadığı,
yetersizliğin neden kaynaklandığının belirtilmediği, bu yönüyle davalı tarafça haklı veya geçerli nedenin ispat edilemediği kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçi gerçek işveren işyerine iade edilmeli, ancak işçinin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklarından (boşta geçen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile birlikte işçinin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat) muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.
Davacının, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu iddia etmemesine rağmen, davalı alt işverene muvazaa gerekçesi ile davacının işe iade edilmemesi ve alacaklar yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaması hatalı olup davacının alt işveren işyerine iadesi gerekmektedir.
Kabule göre de; davalı alt işverenin kendi muvazaasına dayanmasının mümkün olmadığı, buna rağmen davanın alt işveren yönünden reddi ile lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/23072, K. 2016/20135, 28 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama