İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/24903 K.2016/17927

Taraflar arasındaki işe iade davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar…

Esas2016/24903Karar2016/17927Tarih1 Kasım 2016Okuma6 dk · 1.237 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/24903 E., 2016/17927 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
1 Kasım 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.237 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki işe iade davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı işçi iş sözleşmesinin işverence sendikal sebeple feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir.

Davalı işveren, iş sözleşmesinin işletme gereklerinden kaynaklanan sebeplerle feshedildiğini, feshin sendikal nedene dayanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece feshin geçerli bir nedene dayandığının kanıtlanamadığı, sendikal sebeble yapıldığı gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında işverence gerçekleştirilen feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunadır.

2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun “sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı” başlıklı 31. maddesini üçüncü fıkrasına göre; işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; beşinci fıkrasına göre;

işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, 4857 sayılı Kanunu’nun 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri uygulanır.

Ancak, 4857 sayılı Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz.

Davacı, davalı işyerinde çalışırken iş akdinin sendikal nedenlerle feshedildiğini, işverenin uygun gördüğü sendikadan istifa ettiğini, yeni bir sendikaya üye olma hazırlığında olduğundan dolayı işten çıkartıldığını, yapılan feshin haksız ve sendikal nedenlere dayandığını, davalı işyerindeki işçilerin çalışan işçilere yapılan iyileştirmenin kendilerine yapılmaması üzerine tepki olarak %80'inin 'ndan ayrılmaları sürecinde, davacı ve arkadaşlarının kendi aralarında sözcü olarak seçtiklerini, davacı ve arkadaşlarının da işçileri adına talepleri işverene ilettiğini,

işverence sendikalı-sendikasız ayrımı yapmadan tüm çalışanlara ek ödemelerin yapıldığını, bu ödemelerin davacı ve arkadaşları işçilerin sesi olup bu taleplerini iletmesine istinaden yapıldığını, davalı işverenin her ne kadar ilk başta bu oluşuma tepki göstermediyse de sendikadan ayrılmaların artması ve işçilerin kendi aralarında örgütlenerek taleplerde bulunmaları ile istifa edenlerin başka sendikaya üye olmalarından korktuğu için işçilerin bu örgütlenme girişimlerini engellemek ve karşısına taleplerle gelen sendika dışı oluşumun önüne geçmek,

işbirliği içinde olduğu tekrar üye olmalarını sağlayarak talepleri yerine getirmekten kaçınma gayesiyle sözcü olarak seçilen ve bir nevi işçilerin temsilcisi görülen, haklarını talep eden davacı ve arkadaşlarını işten çıkardığını, sendikadan istifa eden tüm işçileri işyerinden çıkartamayacağı için işçilere önderlik eden davacıyı ve arkadaşlarını işten çıkartarak işyerinden uzaklaştırdığını, bu fesihlerden sonra diğer işçilerin de eski sendikaya üye olmalarını sağladığını, işvereninarası iyi olduğundan başka sendikayla muhatap olmaktan korktuğunu bu sayede sendika dışı örgütlenmenin önüne geçtiğini,

sendikaya dönüşlerin davalının iddia ettiği şekilde ilave ödemeler sonrası değil davacı ve arkadaşları işten çıkartıldıktan sonra olduğunu iddia etmiştir.

Davalı ise davacı işçinin işyerinde çalışan işçiler arasında olumsuzluklara ve huzursuzluğa yol açan davranışları, iş barışı ve iş güvenliğini tehlikeye düşürecek boyuta ulaşmış olduğundan iş ilişkisinin işveren açısından devamı beklenemez hale geldiğini, davacının iş akdi feshedilen işçilerle birlikte işyerinde çalışan diğer işçiler üzerinde hakimiyet kurmaya çalışıp, üye oldukları sendikadan istifa etmelerini sağlamak için hakaret, alay, tehdit, küçümseme yolu ile diğer işçilere baskı yaptıklarını, bu nedenle davacı ve arkadaşlarının iş akdinin,

İş Kanunu’ nun 25/2.maddesi uyarınca feshedildiğini o dönemde sendikalı-sendikasız ayrımı yapmadan tüm çalışanlara ek ödemelerin kendisi tarafından yapıldığını, işverenin sendikal nedenle iş sözleşmesini feshettiğine ilişkin hiçbir delil bulunmadığını belirterek sendikal tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece davacının da aralarında bulunduğu işçilerin bağlı bulundukları başka bir işyerinde çalışan işçilerin aldıkları zamdan faydalanmamaları nedeniyle sendikadan istifa ettikleri, bu aşamadan sonra işveren tarafından sendikadan istifa eden işçilerden davacının da aralarında bulunduğu bir kısım işçilerin işten çıkartıldığı,bölüm müdürleri ve sendika temsilcisi tarafından sendikaya dönmeleri için baskı yapıldığı, gelen yazı cevabına göre kalan işçilerin işten çıkartılma endişesi ile sendikaya tekrar üye olmaya başladıkları, işverenin işçilerin bir sendikaya üye olmaları hususunda tavır alarak,

davacının da aralarında bulunduğu işçileri soyut ve dayanaksız iddialarla işten çıkarmasının hukuka aykırı olup, işveren feshinin sendikal nedenlere dayandığı kabul edilerek sendikal tazminata hükmedilmiştir.

Somut olayda aynı tarihte işten çıkarılan davacı ve arkadaşlarına ait Dairemizde aynı gün incelemesi yapılan dosyalarda; davacıların sendika üye kayıt bilgileri getirtilmiş olup, davacı işçilerin Mayıs ayının 11, 12 ve 13 ünde sendikadan istifa ettikleri, bu işçilerden tarafından düzenlenen " işçileri olarak yönetimden taleplerimiz" başlıklı 25.05.2015 tarihli yazıda çalışanları ve yönetimi arasındaki sözleşmenin aynısının kendilerine de uygulanmasını, her işçiye kendi sendikasını seçme hakkının verilmesini, kendi temsilcilerini kendilerinin seçebilmesi için işçi temsilcisi olarak kabul edilip muhatap alınmalarını,

bu faaliyetlerden dolayı iş akitlerinin feshedilmemesini talep etmişlerdir.01.02.2015 tarihli yetki tespit raporuna göre davalı işyerinde toplam işçi sayısının 419, sendikalı işçi sayısının 318 olduğu, işyerindeki yüzdesinin %75 olduğu, istifa eden 224 işçiden 202'sinin Mayıs 2015‘te sendikadan istifa ettiği, 01.02.2016 tarihli yetki tespit raporuna göre ise toplam işçi sayının 404, sendikalı işçi sayısının 293 olduğu, Sendikasının işyerindeki yüzdesinin %72 olduğu , 1 üyesi olduğu görülmektedir.

Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları üye olduklarını, sendikadan ayrılmalarının sonrasında temsilci olarak seçtikleri davacının da aralarında bulunduğu isimli işçilerin işten çıkartıldığını, kendilerinin de işten çıkartılırız endişesiyle geri sendikaya üye olduklarını, eski sendika temsilcisi olan ’ın "sendikaya geri dönmemiz gerektiğini, geri dönmediğimiz takdirde işten çıkarmaların devam edeceğini" söylediğini, bölüm müdürleri tarafından da "bu şekilde işçiler çıkartılmaya devam edilebilir, sendikaya geri dönün" denildiğini, ayrıca sendikaya üye olup olmadıklarının da sorgulandığını,

o dönemde tek sefere mahsus 1.000,00 TL'lik bir ödeme aldıklarını, işverenin neden sendikadan ayrılmalarını istemediğini bilmediklerini ancak işverenin sendikayla arasının iyi olduğunu, sendikaya üye işçilerin 250 tanesinden 3/4 'ünün istifa ettiğini, o dönemde Bosch işçilerin aldığı zamdan faydalanamadıkları için tepki olarak sendikadan istifa ettiklerini, o dönemde diğer fabrikalarda olan eylemlere de katıldıklarını, işverenin bu hususta herhangi bir olumsuz tavrı olmadığını beyan etmişlerdir.

Davalı tanıkları ise davacı ve arkadaşlarının çalışanların 2015 yılında Şirketinde başlayıp diğer şirketlere yayılan eylemler esnasında Sendikasına üye olan işçilerin sendikadan istifa etmeleri hususunda baskı kurduklarını diğer çalışanların beyanlarından tespit ettiklerini, bunun üzerine söz konusu kişilerin iş akitlerine son verildiğini sendikadan istifa eden işçilerin geri sendikaya dönmeleri hususunda işveren tarafından bir baskı yapılmadığını, o dönemde bütün çalışanlara 1.000,00 TL'lik ilave ödeme yapıldığını, bu yıl da brüt 700,00 TL bir ödeme yapıldığını beyan etmiştir.

Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir.

Ancak feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir.

Dosya içeriğine göre davalı işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı, davacıyla aynı dönemde sendikadan istifa eden diğer işçilerden işten çıkarılanların olup olmadığı, sendikaya yeniden üye olan ve olmayan işçilerden işten çıkarılanların veya halen çalışanların bulunup bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır.

Feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve gerekirse davalı işyerinde keşif yapılarak toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.11.2016 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/24903, K. 2016/17927, 1 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/24903
Karar No
2016/17927
Tarih
1 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/24903 K.2016/22430
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/24904 K.2016/17928
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/24904 K.2016/19906
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/24904 K.2016/22197
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/24905 K.2016/17929
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/24905 K.2016/22198

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.