İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/25798 K.2016/16257

Davacı vekili, Dairemizin 08.06.2015 gün ve 2015/1997 - 11353 E.K. sayılı Bozma kararının maddi hataya dayandığını ileri sürerek, maddi hatanın giderilmesi isteğinde bulunmuştur. Dairemiz kararında maddi hata yapıldığına dair dilekçede özetle; davalı ...…

Esas2016/25798Karar2016/16257Tarih11 Ekim 2016Okuma6 dk · 1.122 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2016/25798 E., 2016/16257 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
11 Ekim 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.122 kelime·6 dk okuma

Davacı vekili, Dairemizin 08.06.2015 gün ve 2015/1997 - 11353 E.K. sayılı Bozma kararının maddi hataya dayandığını ileri sürerek, maddi hatanın giderilmesi isteğinde bulunmuştur. Dairemiz kararında maddi hata yapıldığına dair dilekçede özetle; davalı ... Müdürlüğünün hüküm altına alınan alacaklardan diğer davalı şirketle birlikte asıl işveren sıfatı ile sorumlu tutulması gerektiği, Dairemizin bu hususta emsal kararları bulunduğu belirtilmiştir.

Dosya ve eklerinin yeniden incelenmesinde, davacının davalı işyerinde iki dönem halinde 6 yılı aşkın çalışmış olup aralıklı çalışmalarda önceki dönem zamanaşımına uğramayacağından davacının her iki çalışma süresinin toplamı üzerinden yıllık izin ücretinin hesaplanarak hüküm altına alınması için ve davacının ücret alacağını talep ettiği süre davacıdan açıklattırılarak gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınarak davacının ödenmeyen ücret alacağı ile ilgili karar verilmesi için kararın bozulduğu ancak davalı ...'nın işçilik alacaklarından sorumluluğu ile ilgili herhangi bir bozmaya yer verilmediği görülmüştür.

Dairemizin emsal kararları ve 3213 sayılı Maden Kanunu'na 10.06.2010 tarihinde 5995 sayılı Kanunun 17.maddesi ile eklenen ve 24.06.2010 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ek 7.maddesi de nazara alındığında davalıların sorumluluğunun belirlenmesinde hatalı değerlendirme yapıldığı Dairemizin anılan kararının maddi hataya dayandığı görülmekle ortadan kaldırılmalı, davacının 09.12.2014 tarihli karara yönelik temyiz itirazları yeniden incelenmelidir.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı, davalı işyerinde maden işçisi olarak çalışırken iş akdini ücretlerinin düzenli ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiğinden bahisle kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.

Davalı, davacının iş akdini kendisinin feshettiğini, bu nedenle kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, diğer tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.

4857 sayılı İş Kanununun 59'uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.

Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.

4857 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir.

Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi zorunludur. Bununla birlikte, işçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün değildir.

Önceki çalışma döneminde izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmeyen çalışma süreleri, aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki çalışmalara eklenir. İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde, önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz.

Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenmelidir.

Yıllık izin, özde bir dinlenme hakkı olup, aralıklı çalışmalarda önceki dönem zamanaşımına uğramaz. Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında izin hakkının bulunduğunun tespitini istemesinde hukuki menfaati vardır.

Somut olayda, davacı, davalı işyerinde 18.01.2006 – 06.02.2007 tarihleri arası 1 yıl 3 gün ve 10.06.2008 - 01.10.02013 tarihleri arası 5 yıl 1 ay 9 gün olmak üzere toplam 6 yıl 1 ay 12 gün çalışmıştır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda izin hesabı yapılırken, davacının 2 dönem çalışmasının olduğu, ilk dönemin 06.02.2007 tarihinde bittiği, davalı ... vekili tarafından zamanaşımı savunmasında bulunulmuş olması ve 5 yıllık zamanaşımı süresi de geçtiğinden dolayı ilk dönemin hesaba dahil edilmeyeceği, hesaplamanın sadece ikinci dönem çalışması olan 5 yıl 1 ay 9 gün üzerinden yapılacağı bildirilerek davacının 70 gün yıllık izin hakkı bulunduğunun kabulüyle rapor düzenlenmiş, mahkemece söz konusu rapora itibar edilerek karar verilmiştir.Yukarıda ilke kararında da belirtildiği üzere davacı,

davalı işyerinde iki dönem halinde 6 yılı aşkın çalışmış olup aralıklı çalışmalarda önceki dönem zamanaşımına uğramaz. Bu sebeple davacının her iki çalışma süresinin toplamı üzerinden yıllık izin ücreti hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

3-Davacının ücret alacağının miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Davacı dava dilekçesinde ücret alacağı olduğunu bildirmiş ancak miktarı ve hangi döneme ilişkin olduğunu açıklamamıştır. Yapılan bilirkişi hesaplamasından sonra ise, ücret alacağının miktarına itiraz ederek 1.900,00 TL ücret alacağı olduğunu iddia etmiştir. HMK 31. maddesinin düzenlemesine göre hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir. Bu nedenle mahkemece davacıdan ücret alacağı talep ettiği süre açıklattırılarak gerekirse yeniden bilirkişiden rapor alınarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi isabetsizdir.

4-Somut olayda, davacı, davalı işyerinde iki dönem halinde 18.01.2006 – 06.02.2007 ve 10.06.2008 – 01.10.2013 tarihleri arasında çalışmış olup mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı şirket bakımından ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

3213 sayılı Maden Kanunu'na 24.06.2010 tarihinde 5995 sayılı Kanunun 17.maddesi ile eklenen Ek 7. maddesinde "maden ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödovans sözleşmelerinde, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumluluklar rödovansçıya aittir.

Ancak bu durum ruhsat sahibinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz" hükmünü öngörmüştür. Davacının çalışma süresi gözetildiğinde 18.01.2006 tarihinden Maden Kanunundaki değişiklik tarihi olan 24.06.2010 tarihine kadar olan işçilik alacaklarından davalı ... Müdürlüğünün rödovans sözleşmesindeki hükümler gereği kontrol yetkisi olduğundan asıl işveren olarak sorumlu tutulması gerekir.

Mahkemece davacının Maden Kanunundaki değişiklik sonrası olan 24.06.2010-01.10.2013 tarihleri arasındaki işçilik alacakları yönünden ... Genel Müdürlüğünün sorumlu olmadığının ve husumetin bu dönem için anılan davalıya düşmediğinin kabulü doğru ise de Maden Kanunundaki değişiklik öncesi çalışma dönemindeki işçilik alacakları yönünden davanın davalı ... yönünden reddi doğru değildir.

O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 08.06.2015 günlü, 2015/1997-11353 E.K. sayılı kararının kaldırılmasına, temyiz olunan 09.12.2014 tarihli kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/25798, K. 2016/16257, 11 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/25798
Karar No
2016/16257
Tarih
11 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/25799 K.2016/19993
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/25801 K.2016/19994
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/25803 K.2016/19995
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/25803 K.2016/15381
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/25804 K.2016/19996
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/25804 K.2016/15380

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.