KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/26440 E., 2016/18670 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2016
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan sendikal nedenlerle davalı işveren tarafından feshedildiğini belirtilen davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan deliller dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle mahkemece kısa kararda işe başlatmama tazminatı 5 ay olarak, boşta geçen süre ücreti ise 4 ay olarak belirlenmesine rağmen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında kısa kararın tam tersi şekilde işe başlatmama tazminatı 4 ay, boşta geçen süre ücretinin ise 5 ay olarak belirlendiği bu hali ile kısa karar ile gerekçeli kararın çeliştiği görülmüş olup bu husus bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesini de hüküm altına alınması gerekir. Bu süre üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi hükümler geçersizdir. Yasa koyucu yargılama süresini dikkate alarak bu düzenlemeyi yapmıştır.
Yargılama süreci 4 aylık sürenin altında kaldığında, kısaca fesih ile işe iade kararı sonrası başvuru arasında boşta geçen süre 4 aydan az olduğu takdirde, başvuru tarihine kadar ki ücret ve diğer haklar hüküm altına alınacaktır. Ancak yargılama süreci için en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekecektir. Boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi, feshin geçersizliğine bağlı ikincil bir sonuçtur. Talep olmasa da mahkemece dikkate alınması gerekir.
Ayrıca feshin geçersizliği istemi tespit niteliğinde olduğundan, boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların miktar belirtilmeksizin, hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalı işyerinde yaklaşık 3 yıl kadar kıdemi olduğu, iş sözleşmesinin yazılı bir fesih bildirimi yapılmaksızın ancak 4857 sayılı Yasanın 29.maddesi uyarınca toplu işçi çıkarılması nedeniyle sonlandırıldığı, işverenin ekonmik nedenleri ileri sürdüğü, haklı neden savunmasında bulunmadığı görülmekle bu hali ile fesih bildiriminin yazılı yapılmamış olması tek başına yapılan fesih işlemini geçersiz hale getirdiğinden mahkemece verilen işe iade kararı isabetlidir.
Ancak 4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, üst sınır aşılarak 5 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi yasanın açık emredici düzenlemesine aykırılık teşkil etmektedir. Karar bu yönü ile hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/26440, K. 2016/18670, 9 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama