KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/28128 E., 2016/20956 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Davacı, Şeker İş Sendikasına üye olması üzerine davalı şirketin hiçbir gerekçe göstermeksizin iş akdini 14.08.2015 tarihinde feshettiğini iddia ederek işe iadesini, işe başlatılmaması halinde sendikal tazminat ödeneceğinin belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının çalışmasının son dönemlerinde dağıtımını yapmakla görevli olduğu ürünleri müşteriye teslim etmemeye, “Benim mesaim bitti” diyerek teslim etmesi gereken malların teslimini tamamlamadan depoya geri dönmeye başlaması üzerine 14.08.2015 tarihinde iş akdinin 25/II-h uyarınca feshedildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 2015 yılına ilişkin fazla mesai yapacağına ilişkin muvafakatnamesinin bulunmaması dikkate alındığında, yapılan feshinin haklı nedene dayanmadığı, fakat yapılan işin niteliği dikkate alındığında davacının program dahilinde kalan dağıtımları diğer çalışanlar gibi tamamlamadan dönmesinin, diğer çalışanların iş yükünü artıracak ve iş barışını bozacak nitelikte bulunması, önceki yıllarda benzer çalışmanın davacı tarafından kabul edilip son yıl kabul edilmemiş bulunması dikkate alındığında işveren feshinin geçerli olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İş sözleşmesinin, işveren tarafından hatırlatıldığı halde işçinin görevlerini yapmamakta ısrar etmesi nedeniyle haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (h) alt bendinde, işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar etmesi durumunda işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu hükme bağlanmıştır.
İş görme edimi işçi tarafından işverenin verdiği talimatlara uygun olarak yerine getirilmelidir. İşverenin talimatlarının, bireysel ya da toplu iş sözleşmesi ile getirilebilecek sınırlamalar ile işçinin eğitimi, yeteneği ve takati gibi hususlara aykırılık oluşturmamalıdır.
1475 sayılı Yasada işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmaması haklı fesih nedeni olarak sayılmış ve işçinin bu anlık durumu yeterli görülmüşken, 4857 sayılı Yasa ile işçinin “görevi yapmamakta ısrar etmesi” kuralı getirilmiştir. Bu noktada işverenin hatırlatmasının ardından sadece bir kez görevi yapmama yeterli sayılmamalıdır. İşçinin görevi yapmama eylemi hatırlatmanın ardından devamlılık arz etmelidir.
İşveren tarafından fesih öncesinde, işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri hatırlatılmalıdır. Bu hatırlatmanın sözlü ya da yazılı biçimde yapılması mümkündür. Bu konuda ispat yükü de işverendedir.
İşçinin görev tanımının, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça öngörülmüş olması işverenin hatırlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İşçiye yapılacak hatırlatmada/uyarıda, işçiye yapması istenen görev açık biçimde bildirilmeli ve işin tamamlanmasına yetecek bir süre öngörülmelidir. Bildirimde, görevin hatırlatılması yeterlidir. Görevin gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda iş sözleşmesinin feshedileceği hususunun ayrıca bildirilmesi gerekmez. Ancak, işveren tarafından işçiye bu yönde bir bildirim yapılmış ise, işçinin yeni bir eylemi gerçekleşmedikçe, önceki eylemlerine dayanılarak iş akdi feshedilemez.
İşçinin, verilen görevin bir kısmını yapmış olması halinde, bu davranışının nedenleri üzerinde durulmalı ve işverenin haklı fesih imkânının olup olmadığı, gerekirse uzman bilirkişilerce değerlendirilmelidir.
Çalışma koşullarında işçi aleyhine değişiklik niteliğinde olan görevlendirmelerin, 4857 sayılı Yasanın 22 nci maddesi uyarınca işçiyi bağlamayacağı açıktır. Bu kapsamda bir görevin yerine getirilmemiş olması işverene haklı fesih imkânı vermez.
Somut olayda, davalı, davacının iş akdini “benim mesaim bitti” diyerek teslim etmesi gereken malların teslimini tamamlamadan depoya geri dönmeye başlaması üzerine 14.08.2015 tarihinde haklı nedenle feshettiğini savunmuş ise de davacı, davalı yanındaki tüm çalışma süresi içerisinde 2015 yılı hariç fazla mesai yapmak için davalıya muvafakatname vermiş ve fazla mesai yapmak suretiyle aracındaki tüm malların dağıtımını tamamlamıştır. Ancak 2015 yılı için sağlık sorunları nedeniyle fazla çalışmaya muvafakat etmeyen işçinin, işyeri uygulamasına göre saat 16:00 da işi bırakmasının işverene haklı veya geçerli fesih imkanı sağlamayacağı, davacının davasının kabulü ile işe iadesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/28128, K. 2016/20956, 12 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama