KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/30898 E., 2016/21014 K.
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davalılar
- YARGITAY İLAMI
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin feshinin geçersiz nedene dayandığını, davalılar arasında muvazaalı ilişki bulunduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalılar arasında işçi teminine yönelik muvazaalı ilişki bulunduğu kabul edilerek feshin geçersizliği ile davacının asıl işçisi oldugu tespit edilen asıl işveren.... olarak işine iadesine karar verilirken, işe başlatılmama tazminatı davacı işçinin 6 aylık ücreti tutarında belirlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31.maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde 10 yıl çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 6 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 5 aylık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Diğer yandan, 4857 sayılı İş Kanununun 18 vd. maddeleri uyarınca feshin geçersizliği istemi yani işe iade davasında kurulacak hüküm tespit hükmü niteliğindedir. Dolayısıyla işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların miktar belirtilmeksizin, faiz ile ilgili herhangi bir ibare de kullanılmaksızın hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir.
Tespit davalarında yalnızca tespit hükmü verilir, eda hükmü verilemez.
Bu nedenle mahkemece davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve davacının baştan beri davalı.... olduğu belirtilerek davalı ...' e işe iadesine karar verilmesi ve tazminatlardan bu iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi isabetlidir. Ancak hüküm fıkrasında “davacının 4 aylık ücretinin ve sosyal haklarının ... ve diğer davalıdan tahsiline, 21/1 maddesine göre yasal süre içinde davacının başvurusu üzerine işverence bir ay içinde işe başlatmama halinde takdiren 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatının ... ve diğer davalıdan tahsiline” şeklinde eda hükmü kurulması hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/30898, K. 2016/21014, 12 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama