KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2016/32256 E., 2016/16024 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş akdine geçerli bir neden bulunmaksızın son verildiğini ve davalılar arasındaki ilişkinin muvaazalı bulunduğunu öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının gerçek işverene ait işyerine işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, feshin geçerli bir nedeni bulunmadığı davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı bulunduğu gerekçesiyle feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının gerçek işveren olan ...'ya ait işyerine işe iadesine, işe iadenin mali sonuçlarından davalıların birlikte sorumlu tutulmasına karar verilirken işe başlatmama tazminatının miktarı 5 ay olarak belirlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. (6356 sayılı yasa 25 ) maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir.
Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4 aylık, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5 aylık, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre Mahkemece feshin geçersizliğine ve muvazaa bulunduğu gerekçesiyle davacının davalı ...'ya ait işyerine işe iadesine karar verilmesi isabetli olup davalı ...'nun bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 5 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. 4857 sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/32256, K. 2016/16024, 6 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama