KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/35751 E., 2016/18734 K.·T
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2016
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirtilen davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesi ile işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise davacının iş sözleşmesinin düşük performans nedeniyle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı işveren tarafından yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayanmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 18 vd. maddeleri uyarınca feshin geçersizliği istemi yani işe iade davasında kurulacak hüküm tespit hükmü niteliğindedir. Dolayısıyla işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların miktar belirtilmeksizin, faiz ile ilgili herhangi bir ibare de kullanılmaksızın hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir.
Tespit davalarında yalnızca tespit hükmü verilir, eda hükmü verilemez.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin iş sözleşmesinin düşük performans nedeniyle feshedildiği bildirilmişse de yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmakla feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak hüküm fıkrasında “davacının brüt 4 aylık ücreti tutarında ücret ve sosyal haklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde takdiren brüt 4 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde eda hükmü kurulması hatalı olmuştur
Yukarıda açıklanan nedenlerle, 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca mahkeme kararı bozulup ortadan kaldırılmış ve Dairemizce aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/35751, K. 2016/18734, 9 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama