KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2016/4162 E., 2016/14720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Mudanya Belediyesinde muhasebe maaş servisinde çalıştırılmak üzere işe başlatıldığını, iş akdinin 20.08.2014 tarihinde yazılı olarak fesih bildirimi yapılmaksızın, yıllık iznini kullanmaya başlamasının ikinci gününde feshedildiğini, kayden ise iş akdine 14.08.2014 tarihinde son verildiğini davacının sonradan öğrendiğini, müvekkilinin iş akdinin farklı siyası görüşte olması nedeni ile Belediye Başkanının talimatı ile sonlandırıldığını, davacının hukuka aykırı olarak taşeron işçisi olarak gösterildiğini, davacının baştan beri asıl işveren belediyenin işçisi olduğunu,
davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu belirterek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin davalı Belediyeye işe iadesine, sonuçlardan davalıların birlikte sorumlu tutulmalarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı belediye vekili, davacıyla Belediye arasında iş sözleşmesi bulunmadığını belirterek husumet itirazında bulunduklarını, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, davacının hizmet alımı ihalesi kapsamında alt işverence işe alındığı, iş akdinin de alt işveren tarafından sonlandırıldığı, Kamu İhale Kurumuna yapılan itiraz neticesinde davalı şirketten yapılan hizmet alımının sonlandırıldığı ve davalı şirket ile yapılan sözleşmenin 14.08.2014 tarihinde sonlandırıldığı, yeniden yapılan ihalenin dava dışı başka şahıs üzerinde kaldığı, davalı şirketin de bunun üzerine çalıştırdığı işçilerin iş akitlerini feshettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi vermediği gibi duruşmaları da takip etmemiştir.
Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının baştan itibaren belediyenin kadrolu işçileri ile birlikte belediyenin idari işlerinde çalıştığı, davalı tanık beyanlarının da muvazaayı doğruladığı, yazılı fesih bildirimi yapılmadığından feshin de geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle; toplanan deliller ve fesih sebebine göre işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığına ve davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna dair mahkemenin tespiti yerinde görülmüş olup davalıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Dosya içeriğine göre, mahkemece kararın gerekçe kısmında “kimse kendi muvazaasından çıkar sağlayamayacağından sonuçlarından her iki işveren birlikte sorumlu tutularak sübut bulan davanın kabulü” denilmesine rağmen hüküm fıkrasında davalıların işe iadenin mali sonuçlarından birlikte sorumlu tutulmadığı, mali sonuçlardan sadece davacının işe iade edildiği davalı Belediyenin sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Oysa, davalı şirket de muvazaalı işlemin tarafı olup kendi muvazaasından faydalanamayacağından işe iadenin mali sonuçlarından sorumlu tutulmalıdır. Davalı Belediyenin bu yöne ilişkin temyizi yerinde görülmüş ve 4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/4162, K. 2016/14720, 22 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama