KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2016/4890 E., 2016/12115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirtilen davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...vekili, davacının DEDAŞ personeli olduğunu, husumeti yanlış yönlendirdiğini savunarak husumet yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Dahili davalı ... ise, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, verim düşüklüğü gerekçesi ile iş akdi fesh edilmeden önce davacı işçinin savunmasının alınmadığı, feshin esas yönünden de geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiş olup; davalılar ayrı ayrı süre tutum dilekçesi verdikten sonra gerekçeli temyiz dilekçesini ortak vekil aracılığıyla birlikte verdikleri görülmüştür.
Öncelikle, davacı, dahili davalı ...(...) işyerinde yaklaşık 1 yıl veznedar olarak çalıştıktan sonra iş akdi savunması alınmadan performans düşüklüğü nedeniyle feshedildiğinden feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli olup davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, işe giriş ve çıkış bildirgeleri ile davalı ...’ın savunmasına göre, davacı, dahili davalı ...’ın personeli olup diğer davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kararın gerekçesi ve hüküm fıkrasında bu hususa yer verilmemesi bozma nedenidir. Öte yandan, davacının ...’a işe iade edildiği de hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemiş olup bu durum da infazda tereddüde yol açabilecek niteliktedir. Her ne kadar, davalı ... yararına avukatlık ücreti takdir edilip, yargılama giderleri de dahili davalı ...’a yüklendiğinden bu yönde karar verildiği anlaşılmakta ise de, davacının açıkça dahili davalı ... işyerine işe iade edildiğinin hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekmektedir.
Ayrıca 4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31.maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin davalıya ait işyerinde yaklaşık 1 yıl çalıştığı görülmektedir. Bu nedenle davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 5 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 4 aylık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/4890, K. 2016/12115, 2 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama