İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/6460 K.2016/7143

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, iş akdinin feshedildiği 31.12.2014 tarihine…

Esas2016/6460Karar2016/7143Tarih24 Mart 2016Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2016/6460 E., 2016/7143 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
24 Mart 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
İşe iade
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, iş akdinin feshedildiği 31.12.2014 tarihine kadar davalı ... bünyesinde ara vermeden, diğer davalı şirkette ise iş sözleşmesine bağlı olarak özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi olduğunu, feshin davacının .... Sendikası üyesi olması nedeniyle yapıldığını öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini ve sendikal tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, davacının ihale neticesinde ihaleyi alan firmanın elemanı olarak çalıştığını, davacı ile idare arasında iş ilişkisi bulunmadığını, davacının işe iade talebini müvekkili idareye değil diğer davalıya yönelttiğini savunmuş, davalı şirket vekili ise, davacının asıl işveren belediyeden alınan belirli süreli ihaleler boyunca çalıştığını, davalı şirketin sadece ihale alıcısı konumundaki taşeron firma olduğunu, işçilerin üzerindeki yönetim hakları ve işe giriş-çıkışlarında tek yetkili kurumun diğer davalı ... olduğunu bu nedenler ile davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini,

iş akdine belirli süreli iş sözleşmesinin sözleşme süresinin bitimi ve işin sona ermesi nedeniyle son verildiğini ve feshin sendikal bir nedene dayanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

Mahkemece, feshin geçerli nedene dayanmadığı ancak sendikal fesih iddiasının da davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının davalı şirkete işe iadesine, işe iadenin mali sonuçlarından davalıların birlikte sorumlu tutulmasına, sendikal tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğine göre; davalı belediyede özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının iş akdine 31.12.2014 tarihinde yazılı bir fesih bildiriminde bulunulmaksızın son verildiği, davalı şirketin cevap dilekçesi ile feshin nedeninin ihale süresinin sona ermesi olduğunu beyan ettiği ancak bildirilen bu nedenin haklı ya da geçerli bir fesih nedeni olmadığı anlaşıldığından, mahkemece feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının davalı şirkete ait işyerindeki işe iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle davalıların temyiz itirazları yerinde değildir.

Dava konusu olayda uyuşmazlık feshin, sendikal nedene dayanıp dayanmadığı noktasında olup mahkemece bu konuda yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.

İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.

Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.

Somut olayda, davacı vekili, 20.08.2014 tarihinde sendikal nedenle 10 işçinin işten çıkartıldığını, devamında işyerinde sendikal baskıların devam ettiğini ve davalı alt işveren şirketin Toplu İş Sözleşmesi'nin getirdiği yükümlülüklerden kurtulmak için işçilere sendika üyeliğinden istifa konusunda baskı yaptığını ve aksi halde iş akitlerinin sona erdirileceğinin sözlü olarak bildirildiğini, üyelikten istifa etmeyen 117 kişinin iş akdine 31.12.2014 tarihinde son verildiğini, sendikal baskılar nedeniyle Toplu İş Sözleşmesi'nin getirdiği mali haklardan yararlanmak için hiçbir işçinin başvuruda bulunamadığını, işten çıkarılan işçiler yerine yeni işçi alımı yapıldığını öne sürmektedir.

Davalılar arasında 28.02.2014 tarihinde imzalanmış bulunan hizmet alım sözleşmesine göre 01.03.2014-31.12.2014 tarihleri arasında 500 özel güvenlik personeli çalıştırılacağı kararlaştırılmıştır.

Dosya içeriğinden, davalı belediyede davalı alt işveren işçisi olarak çalışan 500'e yakın işçi bulunduğu ve 31.12.2014 tarihinde bu işçilerin tamamının iş akdine kod 18 (işin sona ermesi) .... kodu ile son verildiği, bu işçilerden 300 tanesinin 11.12.2014 tarihinde 2015 yılı güvenlik hizmet alım işi için yapılan ihaleye itiraz nedeniyle ihalenin sonuçlanmaması üzerine, 01.01.2015-18.04.2015 tarihleri için davalı alt işverende, 19.4.2015 tarihinden itibaren ise dava dışı .......

Şirketi ve ...de çalıştırılmaya devam ettirildikleri, 200 işçinin işe başlatılmadığı, bu işçilerden 117'sinin .... Sendikası üyesi olduğu, 83 'ünün ise sendika üyesi olmadığı anlaşılmaktadır.

Ne var ki; fesihten sonraki dönem yapılan ihaleye ilişkin belgeler ve hizmet alım sözleşmesi getirtilmemiş, ihaleyi alan şirket ya da şirket ortaklığının kim olduğu, davalı alt işveren şirket ile aralarında organik bir bağ bulunup bulunmadığı, yeni dönemde güvenlik işinin kaç güvenlik görevlisi ile sürdürüldüğü hususları netleştirilmemiştir.

Ayrıca, ..... Sendikası cevabi yazısından, ... ....

Belediyesi işyerinde feshe yakın tarihlerde 500 özel güvenlik personeli çalıştığı, 09.02.2014 tarihinde sendika tarafından yetki tespit başvurusunda bulunulduğu ve Bakanlıkça 27.03.2014 tarihli yazıyla toplamda 962 işçisi olduğu anlaşılan davalı şirkette sendikaya 391 çalışanın üye olduğu tespit edilerek işletme düzeyinde yetki belgesi verildiği, yetki aldığı tarihten itibaren işyerinde yapılan baskı nedeni ile 210 üyenin istifa ettiği, 21.08.2014 tarihinde 10 sendika üyesinin, 31.12.2014 tarihinde ise 117 sendika üyesinin işten çıkarıldığı,

sendikadan istifa eden 210 işçiden 147 işçinin halen davalı belediyede çalıştığı, sendikanın 17.07.2014 tarihinde alt işveren .... şirketi ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerine başladığı ancak hiçbir konuda anlaşma sağlanamaması üzerine 6356 sayılı Yasa gereği arabulucu atandığı, arabulucu raporunda anlaşmazlık tutanağı tutulduğundan 6356 sayılı Yasa gereği sendika tarafından Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığına müracaat edildiği ve Yüksek Hakem Kurulu tarafından davalı alt işveren şirket ile ....

İş Sendikası arasında 15.05.2014 tarihi ile 14.05.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 09.12.2014 tarihli kararı ile toplu iş sözleşmesi bağıtlandığı görülmektedir. Ancak, sendikanın hali hazırda kaç sendika üyesi işçisinin bulunduğu, sendika üyesi olan işçilerin Toplu İş Sözleşmesinden faydalandırılıp faydalandırılmadıkları, işyerine 31.12.2014 tarihinde yapılan fesihlerden sonra yeni işçi alımı olup olmadığı, var ise bu işçilerin ....

Sendikasına üye olup olmadıkları yada işyerinde örgütlendiği ve işverence desteklendiği anlaşılan .... Sendikasına üye olup olmadıkları araştırılmadığı gibi 31.12.2014 tarihinde iş akdine son verilen ve .... Sendikasıne üye olmayan işçiler arasında .... Sendikasına üye olan işçiler bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır.

Öte yandan, Dairemizce incelenen 2015/25890-25891 ve 36411 Esas sayılı dava dosyalarında, 21.08.2014 tarihinde davalı alt işveren tarafından yapılan feshin, ''...davacı tanıklarının açık beyanlarından işyerinde .... sendikası üyesi işçiler üzerinde baskı yapıldığı sonucuna varılması, sendika cevabi yazısı içeriği, davacıların sendika kurucusu, genel sekreteri ve işyeri temsilcisi olmaları ...'' nedeniyle sendikal nedenle yapıldığı kabul edilmiştir.

Mahkemece belirtilen yönlerden araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak davalı işverenin işyerinde bağıtlandığı anlaşılan Toplu İş Sözleşmesi'nden yararlanılmasını önlemek ve işyerinde .... Sendikasının gücünü kırmak ve /veya .... Sendikasını etkili kılmak amacıyla peyder pey işçi çıkarımı yoluna gidip gitmediği bir başka deyişle feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı konusunda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, davalılardan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 24/03/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/6460, K. 2016/7143, 24 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/6460
Karar No
2016/7143
Tarih
24 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/6460 K.2016/8749
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/6461 K.2016/8058
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/6461 K.2016/8750
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/6462 K.2016/8059
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/6462 K.2016/8751
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/6463 K.2016/8060

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.