KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2016/6954 E., 2016/13074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş akdinin geçerli bir neden bulunmaksızın sona erdirildiğini ve davalılar arasındaki asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının davalı ...'ye ait işyerine işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının diğer davalı şirketin işçisi olduğunu ve bu şirket ile aralarındaki ilişkinin muvazaalı olmadığını, iş akdinin davalı şirket tarafından ihale süresinin sona ermesi nedeniyle sonlandırıldığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini; davalı şirket vekili ise, iş akdinin ihale süresinin sona ermesi nedeniyle sonlandırıldığını, davalı ... ile aralarında hizmet alım işinin üstlenilmesi dışında bir ilişkinin bulunmadığını, bu ilişkinin muvazaalı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalılar arasındaki asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu ve feshin geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle davacının davalı belediyedeki işe iadesine karar verilirken işe iadenin mali sonuçlarından kimin sorumlu olduğu belirtilmeden hüküm kurulmuştur.
Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davacının davalı belediyede cenaze nakil aracı şoförü olarak çalıştığı ve 21.11.2014 tarihli fesih bildirimi ile davalı şirket tarafından davacıya, 31.12.2014 tarihinde sona erecek olan hizmet alım sözleşmesinden sonra 2015 yılı içerisinde yürürlüğe girecek olan yeni hizmet alım ihalesi kapsamında görevlendirilmesinin düşünülmediğinin bildirildiği, davalı şirketin davaya cevabında ise 2015 yılına ait ihaleyi başka bir firmanın alması nedeniyle davacının işine son verildiğini beyan ettiği dikkate alındığında feshin haklı yada geçerli bir nedeni bulunmadığı;
davalılar arasındaki '' ... araç tamir, kaynak, inşaat ve sıhhi tesisat işleri, şoför ve operatörlük işleri, park ve bahçelerin bakımı, başıboş sokak hayvanları işleri, alo belediye ve anons işleri, cankurtaranlık ve bina ve havuz temizliği, yüzme havuzu antrenörlük,
havuz bakım ve kayıt işlerinin yaptırılması işi'' ne ilişkin hizmet alım sözleşmesinin işçi temini mahiyetinde olduğu gibi davacının yaptığı işin hizmet alım sözleşmesinin eki teknik şartname kapsamında da belirtilmediği anlaşıldığından mahkemece feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının davalı ...'ye ait işyerine işe iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçi gerçek işveren işyerine iade edilmeli, ancak işçinin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklarından (boşta geçen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile birlikte işçinin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat) muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.
Somut olayda, mahkemece davalı şirketin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacağından davalı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun açıkça belirtilmemesi hatalı olup bu husus davalı ...'nin de hak alanını ilgilendirdiğinden davacının asıl işveren olan davalı belediyeye iadesine, maddi sorumluluk açısından ise davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/6954, K. 2016/13074, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama