KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2016/7919 E., 2016/13913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu davacının iş akdinin işverence feshinin haklı ve geçerli nedene dayanmadığını iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının davalı belediye nezdinde işe iadesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 21. maddesinde belirtilen haklara hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı belediye vekili husumet itirazında bulunmuş, davalı şirket vekili ise davacıya yazılı fesih bildirimi yapıldığını, davacının iş akdinin uyarılara rağmen görevinin gereklerini yerine getirmemekte ısrar etmesi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı işveren tarafından feshin soyut gerekçelerle yapıldığı, geçerli somut bir nedene dayandığının ispat edilemediği ayrıca yapılan ihbar tebligatının usule uygun olmadığı aynı yerde oturanların tebligatı almaması halinde tebligatın iade edilmeyip kapıya not bırakılarak muhtara yapılması gerektiğini yapılan tebligatın ve feshin bu haliyle de geçerli olmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine karar verilmiş, işe başlatılmama tazminatı davacı işçinin 5 aylık ücreti tutarında belirlenmiştir. Ayrıca Mahkemece muvazaa konusunda da bir değerlendirme yapılmaksızın davacının hangi işveren nezdinde işe iadesine karar verildiği de belirtilmeksizin, işverenlerce yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine şeklinde infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulmuştur.
4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. (6356 sayılı yasa 25 ) maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir.
Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4 aylık, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5 aylık, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli olup davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı işçinin davalıya ait işyerinde 21.12.2012 tarihinden itibaren çalıştığı ve kıdeminin 5 yılın altında olduğu, kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 5 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. Ayrıca muvazaanın ispat edilememesi nedeniyle davacının davalı şirket nezdinde işe iadesine karar verilmelidir.
4857 sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/7919, K. 2016/13913, 29 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama