İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/1237 K.2021/2693

Davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından, davalılar-birleştirilen davada bir kısım davacılar aleyhine 25.07.2013 tarihinde verilen dilekçeyle asıl dava vasiyetnamenin tenfizi, birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali ile terdiden tenkis ve…

Esas2021/1237Karar2021/2693Tarih4 Kasım 2021Okuma5 dk · 991 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2021/1237 E., 2021/2693 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Kasım 2021
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

991 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından, davalılar-birleştirilen davada bir kısım davacılar aleyhine 25.07.2013 tarihinde verilen dilekçeyle asıl dava vasiyetnamenin tenfizi, birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali ile terdiden tenkis ve noter belgesinin sahteliğinin tespiti talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.07.2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl dava, vasiyetnamenin tenfizi; birleştirilen davalar ise vasiyetnamenin iptali ile terdiden tenkis ve noter belgesinin sahteliğinin tespitine ilişkindir. Davacı, hasımsız olarak verdiği dava dilekçesinde, kendisinin 04.10.2012 tarihinde vefat eden muris ...’nun yasal mirasçısı olduğunu belirterek vasiyetnamenin tenfizini talep etmiş ve adı geçen murise ait mirasçılık belgesindeki geri kalan mirasçılar davaya dahil edilmişlerdir.

Dahili davalıların bir kısmı olan ..., ... (...) ve ... (...) vekili, davanın reddini savunarak vasiyetnamenin iptali davası açmak için kendilerine süre verilmesi gerektiğini belirtmiş; davalılardan ... ise bu beyanına ek olarak ayrı bir dilekçeyle, davaya konu düzenleme şeklindeki işlemin geçersiz olduğunu, noter katibinin ... olduğunu, bu kişinin diğer davalı ...’nun kızı ve murisin de torunu olduğunu, bu kişinin bu işleme katılmaması gerektiğini ayrıca bu işlemin noterde yapılmaması gerektiğini,

noterin ... olması ve imzanın onun adına açılmış olmasına rağmen noter adına noter çalışanı olan ... tarafından imzanın atıldığını ve tüm bu nedenlerle belgenin batıl olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; adı geçen dahili davalılar, murisin iradesinin yanılma ve baskı nedeniyle sakatlandığını iddia ederek asıl dava davacısı ile geri kalan davalılara karşı vasiyetnamenin iptali ile terdiden tenkis davasını ve farklı bir yargılama ile notere karşı da noter evrakının sahteliğinin tespitine yönelik dava açmışlar ve eldeki dava ile birleştirilmişlerdir.

Geri kalan davalılar ise açılan davaya bir diyeceklerinin olmadığını belirterek vasiyetnamenin tenfizini talep etmişlerdir.

Mahkemece, “asıl dosyada davacı ... tarafından açılan vasiyetnamenin tenfizi davasının reddine; birleştirilen Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/306 Esas sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ... tarafından açılan vasiyetnamenin iptali davasının kabulü ile muris ... tarafından düzenlenen Bakırköy 1. Noterliğinin 26/11/2002 tarihli vasiyetnamenin iptaline; birleştirilen Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/57 Esas sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ... tarafından açılan sözleşmenin sahteliğinin tespiti davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine” karar verilmiştir.

Hükmün, asıl dava davacısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2018/2169 Esas ve 2019/1549 Karar sayılı ilamıyla “Davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin reddine gerekçe bakımından istinaf talebinin kabulüne.

Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/356 Esas, 2018/336 Karar sayılı 12/07/2018 tarihli kararının hükmün gerekçesinde hata edilmiş olması nedeniyle HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına; asıl dosyada davacı ... tarafından açılan vasiyetnamenin tenfizi davasının reddine; birleştirilen Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/306 Esas sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ... tarafından açılan Mirasçılıktan Çıkarma Sözleşmesinin iptali davasının kabulü ile muris ... tarafından düzenlenen Bakırköy 1. Noterliğinin 26/11.2002 tarihli mirastan çıkarma sözleşmesinin iptaline;

birleştirilen Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/57 Esas sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ... tarafından açılan sözleşmenin sahteliğinin tespiti davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine” karar verilmiştir.

Hüküm, asıl dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/b. maddesinde, “Avukat aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa, işi red etmesi gerektiği” hükmü yer almaktadır. Yasa maddesinde düzenlenen husus kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece re'sen gözetilir.

Somut olaya gelince; asıl dava davacısı ... vekilsiz olarak, 25.07.2013 tarihinde vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir. Dosyada bulunan Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/211 Esas ve 2013/245 Karar sayılı mirasçılık belgesinde davacının murisi ...’nun geri kalan mirasçıları olarak ..., ..., ..., ... (...), ... (Bağdu) ve ... (...) isimli mirasçılarının da bulunduğu anlaşıldığından bu kişilerin tamamı eldeki yargılamaya dahil edilmişlerdir.

26.11.2002 tarihli düzenleme şeklindeki “mirastan çıkarma sözleşmesi” başlıklı resmi belgeye göre, muris ..., “2001 yılında vefat eden oğlu ...nun eşi ... ile torunları ..., ... ile ...’nun kendisine ve diğer aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan vazifelerini yerine getirmediklerinden ve kendisi ile diğer aile üyelerine hakaretlerinden ve aşağılamalarından dolayı mirasından ıskat ettiğini, terekesinden herhangi bir hak sahibi olmalarını istemediğini” belirtmiştir.

Dahili davalılardan ..., ... ile ..., murisin iradesinin yanılma ve baskı nedeniyle sakatlandığını iddia ederek asıl dava davacısı ile geri kalan davalılara karşı Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/306 Esas sayılı dava dosyasıyla vasiyetnamenin iptali ve terdiden tenkis davası ile notere karşı da Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/57 Esas sayılı dava dosyasıyla noter evrakının sahteliğinin tespitine yönelik davaları açmış olup eldeki dava ile birleştirilmiştir.

Birleştirilen Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/306 Esas sayılı dava dosyasında bulunan Bakırköy 45. Noterliğinin 08.08.2014 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnamesinde İstanbul Barosuna kayıtlı ... TC Kimlik nolu Av. ...’ın dava tarafları olan ..., ..., ... ve ... tarafından vekil olarak tayin edildiği görülmektedir.

Bu kişilerden ... asıl davanın davacısı ve birleştirilen davanın davalısı olup ..., ... ve ... ise asıl ve birleştirilen dava dosyalarının davalıları konumundadırlar. Asıl dava dosyasındaki 16.01.2018 tarihli 15. oturumunda aynen “asıl dosyada davacı ... (birleşen dosyada davalı) vekili Av. ..., ... birleşen dosyada davalılar ..., ..., ... vekili Av. ... duruşmaya katıldı” şeklinde şerh düşüldüğü görülmektedir.

17.04.2017 tarihli dilekçeyle Av. ...’ın asıl dava davacısı ... adına tanık beyanlarına karşı beyanda bulunduğu, 05.06.2018 tarihinde duruşmaya katılamayacağına dair mazeret dilekçesini sunduğu ve davacı adına istinaf ile temyiz yoluna başvurduğu görülmektedir. Asıl dava davalılarından ...’nun vefatı ile ona ait dosyada bulunan 15.03.2018 tarihli mirasçılık belgesinde ..., ..., ..., ... isimli kişilerin mirasçı olarak kaldığı görülerek bu kişiler yargılamaya dahil edilmiştir.

Bu mirasçılardan ...’ın 28.08.2018 tarihli 02919 nolu; ...’nun 05.07.2018 tarihli 006907 yevmiye nolu; ...’nun ise 26.06.2018 tarihli 17740 yevmiye nolu vekaletnamelerinde yine [TCKN] TC Kimlik nolu Av. ...’ı vekil olarak tayin ettikleri görülmektedir.

Kamu düzeniyle ilgili ve resen dikkate alınması gereken 1136 sayılı Avukatlık Kanununun “işin reddi zorunluluğu” başlıklı 38/b. maddesi uyarınca, davada menfaatleri çatışan tarafların aynı avukat tarafından temsil edilmeleri kanuna aykırıdır. Bu nedenle mahkemece öncelikle yasaya aykırı bu durumun giderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın esasının Karara bağlanması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/1. maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararının KALDIRILMASINA, temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın yatırana iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 04.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/1237, K. 2021/2693, 4 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1237
Karar No
2021/2693
Tarih
4 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/1238 K.2021/5194
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/1238 K.2021/12036
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/1239 K.2021/5195
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/1240 K.2021/12412
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/1240 K.2021/5196
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/1241 K.2021/2929

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.