İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/1745 K.2022/3885

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 13/02/2014 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı tazminat talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine…

Esas2021/1745Karar2022/3885Tarih31 Mayıs 2022Okuma5 dk · 969 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2021/1745 E., 2022/3885 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mayıs 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

969 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 13/02/2014 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı tazminat talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair verilen 19/12/2019 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 31/05/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklaması dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Dava, komşuluk hukukuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar, dava konusu 54 parsel sayılı taşınmazın 3/4'nün davacı ..., 1/4'ünün davacı ... adına kayıtlı olduğunu, komşu parselde inşaat yapan davalı yüklenicinin temel kazısı sırasında evlerini yıktığını; evlerine, ağaçlarına, elektrik ve su tesisatına, duvarlara zarar verdiğini, evlerinden birini kullanılamaz hale getirdiğini, kiracıların evi terk ettiğini, merdivenlerinin yıkıldığını; bilezik vs. eşyalarının kaybolduğunu belirterek, fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi zararlarının tazminine karar verilmesini talep etmiş.

09.12.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle ise bilirkişi raporu doğrultusunda 105.213,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 14.02.2013 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte tazminini, ayrıca 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.

Davalı vekili, müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, müvekkilinin keşiften sonra davadan haberdar olduğunu, savunma hakkının kısıtlandığını, Türk Medeni Kanununun 738’inci maddesine göre arsa maliklerine davanın yöneltilmesi gerektiğini, davacının evinin 30 yıllık, ruhsatsız, yıpranmış ve kullanılmaz halde olduğunu, müvekkilinin 968 ada 1 parsel sayılı taşınmazına 7.43 m2 tecavüzlü olduğunu, yıllardır kullanılmadığını, çökmeye maruz kaldığını, merdivenin yıkık olduğunu, 30 numaralı yapıda çöp biriktirildiğini, yıkımın ruhsat ve projeye uygun gerçekleştirildiğini, kiracıların zararının ödendiğini,

bilirkişi raporundaki tüm zarar kalemlerinin soyut nitelikte olduğunu, ek raporun aynı bilirkişiler tarafından düzenlendiğini, mahsup işlemlerinin yapılmadığını, ortaklaşa yapılması gereken istinat duvarı için 30.000,00 TL fahiş bedel hesaplandığını, tapu ve belediye dosyasının getirtilerek incelenmediğini beyan ederek inşaat mühendisi bilirkişilerden kurulacak kurul vasıtasıyla yeniden bilirkişi incelemesi yapılıp gerçek zarar ve kusur oranının tespiti gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının davasının kabulü ile davacı ... yönünden 78.909,75 TL, davacı ... mirasçıları yönünden 26.303,25 TL (dahili davalı mirasçılara miras payları oranında dağıtımı suretiyle) maddi tazminatın tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığından, tazminata faiz yürütülmesi isteminin reddine, davacılar manevi zararı kanıtlayamadıklarından manevi tazminat isteminin reddine dair verilen ilk kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin olarak yapılan araştırma ve incelemelerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı,

zararın hesaplanmasına esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde davacılara ait evin yıpranma payının nazara alınmadığı gibi davacılara ait evin davalı parseline taşkın olması nedeniyle zararın artmasına neden olup olmadığı varsa davacının kusur oranı tespit edilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 52’inci maddesi uyarınca zarar miktarından indirim yapılması hususu araştırılıp değerlendirilmek suretiyle, yeniden keşif yapılarak bu konuları içeren yeni bir rapor alınması ve buna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 01.11.2016 tarih, 2016/3894 E-9063 K sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine; davacı ... yönünden 41.459,34 TL; davacı ... mirasçıları yönünden 13.819,78 TL (her bir mirasçıya miras hisseleri oranında dağıtılmak suretiyle) maddi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacılara ödenmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine; dava dilekçesinde faiz talebi bulunmamakla ıslahla yapılan faiz talebinin reddine; davacı tarafın manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı ... ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı ... ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Bir davanın kısmî dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik bir bölümünün dava konusu edilmesi gerekir. Bu durumda daha fazla bir miktar üzerinden tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya, kısmi dava denir. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarımın saklı tutulması” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterlidir.

Karşı tarafın açıkça muvafakat etmemesi halinde davada talep sonucunun ıslah yoluyla arttırılması mümkündür. Davada ıslah yoluyla ana talepte bir değişiklik yapılmadan veya ana talep arttırılırken onunla birlikte ayrıca faiz de istenebilir. Başka bir anlatımla; açılan kısmi davada hiç faiz istenmemişse, daha sonra yargılama sırasında, ıslahla faiz talebinde bulunulabilir.

Bunlarla birlikte, dava haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu için bu tür davalarda talep olması halinde olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanır.

Somut olaya gelince; davacılar, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava açmıştır. Dava dilekçesinde faiz talep edilmemişse de davacılar vekilleri dosyaya sundukları 09.12.2015 havale ve harç tarihli ıslah dilekçesi ile haksız fiil tarihi 14.02.2013 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuştur.

Kısmi davada faiz istenmemiş olsa da ıslahla arttırım yapılan dilekçede talep edilen tazminata faiz yürütülmesi istendiğinden, hükmü temyiz eden davacı ... yönünden ıslaha konu miktar yönünden olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle faiz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ne var ki; anılan bu husus kararın bozulmasını gerektirmekte ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7’nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bent uyarınca davacı ... ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1’inci bendinin 2’inci fıkrasına, “41.459,34 TL” ibaresinden sonra gelmek üzere “maddi tazminatın olay tarihi 14.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı ... ...’ya ödenmesine,” ibaresinin eklenmesine, “Dava dilekçesinde faiz talebi bulunmamakla ıslah yapılan faiz talebinin reddine” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.05.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/1745, K. 2022/3885, 31 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1745
Karar No
2022/3885
Tarih
31 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/1746 K.2022/12291
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/1748 K.2022/12369
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/1755 K.2022/10594
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/1755 K.2022/12994
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/1756 K.2022/12562
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/1758 K.2022/12561

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.