İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/3099 K.2022/5327

7. Hukuk Dairesi

Esas2021/3099Karar2022/5327Tarih20 Eylül 2022Okuma5 dk · 1.052 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2021/3099 E., 2022/5327 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Eylül 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.052 kelime·5 dk okuma·11 bölüm

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06/06/2011 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/03/2021 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20/09/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

I.DAVA

Davacı dava dilekçesinde, paydaşı olduğu dava konusu 2624 ada 7 parsel sayılı taşınmazda, annesi ... 'ın payını 28/05/2009 tarihinde, kardeşi ... 'ın ise payını 26/06/2009 tarihinde davalıya sattığını belirterek, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan hisselerin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, aynı paylara ilişkin Kadıköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/263 Esas sayılı dava dosyasında farklı bir kimlik numarasına sahip ... isimli kişi tarafından açılan önalım davası olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını; davanın süresi içerisinde açılmadığını; dava dilekçesindeki imzanın sahte olduğunu, davayı davacı dışında birilerinin açtığını;

dava konusu taşınmazın müstakilen davacının murisine ait iken murisin ölümü üzerine paylı hale geldiğini, her ne kadar tapuda arsa gözükse de 5 daire ve 1 dükkandan müteşekkil bir bina olduğunu, mirasçıların kendi aralarında fiili kullanım alanlarını, dairelerini, çok önceden belirleyerek ayırdıklarını, binanın 4 dairesinin müvekkili tarafından satın alındığını, bu dairelerden 3 tanesinin davacının annesine ve 2 erkek kardeşine kiralandığını, davacının payına isabet eden ve bu şekilde kullanılagelen dairenin ise davacı tarafından başkalarına kiralandığını, davacının diğer paydaşlardan bağımsız,

fiili kullanımında olan bir dairesinin mevcut olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2016 tarih, 2011/296 Esas - 2016/233 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin (III.) bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 05.12.2017 tarih, 2016/18263 Esas - 2017/9107 Karar sayılı ilamı ile davalının ileri sürdüğü fiili taksim savunmasının usulünce araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tek başına bir daireyi kullandığı veya ona daire tahsis edildiğine dair bir delilin dosyaya sunulamadığı, tüm paydaşların katıldığı usulüne uygun bir paylaşım yapılmadığı, davacının dava konusu dairelerin satıcılara aidiyetine açıkça rıza gösterdiğine dair bir delil olmadığı bu nedenlerle fiili taksim iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; delillerin yanlış değerlendirildiğini, davacının davaya konu taşınmazda nüfus kayıt belgesine göre 2007 yılından beri 2 numaralı bağımsız bölümde oturduğunun anlaşıldığını, tanık beyanlarına göre de taşınmazda fiili taksimin mevcut olduğunun anlaşıldığını, Yargıtay içitihatlarında tüm paydaşların katılımı ile yapılmış bir taksimin gerekli görülmediğini; kira sözleşmelerinin, taahhütnamelerin fiili kullanımın göstergesi olduğunu, davacının tüm resmi işlemlerinde aynı adres bilgilerini kullandığını, dosyada mevcut pek çok resmi belgenin fiili taksimin kanıtı olduğunu, davacının iyi niyetli olmadığını, eksik inceleme ile ve gerekçeli karar hakkı ihlal edilerek karar verildiğini beyan ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

2.1.Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.

2.2.Önalım davasının davalısı önalım hakkına ilişkin taşınmazdaki payı satın almadan önce o taşınmazda paydaş ise bu paydaş hakkında önalım hakkı kullanılamaz. Çünkü, Türk Medeni Kanunu’nun 732’nci maddesi ile bir paydaşın payını üçüncü şahsa satması halinde önalım hakkının kullanılabileceği kabul edilmiştir. Paydaş üçüncü kişi sayılamayacağından paydaşın paydaş aleyhine önalım hakkını kullanması söz konusu olamaz. Dava hakkına ilişkin bu hususun davanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.

2.3.Öte yandan, önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması Türk Medeni Kanunu’nun 2’inci maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.

3.Değerlendirme

3.1.Dosya içerisinde yer alan 19.12.2003 tarihli elektrik abonelik sözleşmesinden ve 22.11.2007 tarihli adres beyanından, dava konusu 28.05.2009 tarih 15359 yevmiye numaralı ve 26.06.2009 tarih 18211 yevmiye numaralı satış işlemlerinden önce davacının adresinin dava konusu taşınmazın bulunduğu “ ... ” olduğu anlaşılmıştır.

28.05.2009 tarih 15359 yevmiye numaralı satış işlemiyle davalıya pay satan ...’ın yerleşim yerinin ise, 17.03.2007 tarihli adres beyanı ve 28.05.2009 tarih 15359 yevmiye numaralı resmi senede göre davacının adresi ile aynı adres olduğu. 2006 yılından satış tarihine kadar verilen emlak vergisi bildirimlerine ilişkin kayıtlarda yine davacı ve davalıya pay satan ...’ın adreslerinin aynı adres olduğu tespit edilmiştir.

Mahkemece, mahallinde yapılan keşifte dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından davacının bekarken annesi ile birlikte oturduğu, başka bir ifadeyle taşınmazda fiilen kullandığı yer olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu 28.05.2009 tarih 15359 yevmiye numaralı satış işlemi bakımından, davacının ve davalıya pay satan ...’ın dava konusu taşınmazda satış tarihinde fiilen kullandığı yer mevcut olduğundan fiili taksim olgusu gerçekleşmiştir.

Bu nedenle söz konusu satış işlemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Diğer taraftan; dava konusu 26.06.2009 tarih 18211 yevmiye numaralı satış bakımından ise, davalı 28.05.2009 tarih 15359 yevmiye numaralı satış işlemiyle taşınmazda paydaş haline geleceğinden ve taşınmazda paydaş olan davalıya karşı sonraki tarihli satışlar nedeniyle önalım hakkı kullanılması mümkün olmadığından dava konusu 26.06.2009 tarih 18211 yevmiye numaralı satış işlemi yönünden de davanın reddi gerekir. Mahkemece, değinilen hususlar gözardı edilerek yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/3099, K. 2022/5327, 20 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Karar
  5. I.dava
  6. Iı.cevap
  7. Iıı.ilk Derece Mahkemesi Kararı
  8. Iv.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  9. A. Bozma Kararı
  10. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. Vı.temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3099
Karar No
2022/5327
Tarih
20 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/3099 K.2022/5341
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/3101 K.2022/14548
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3101 K.2022/5747
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3102 K.2022/5658
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/3104 K.2022/14923
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/3105 K.2022/14574

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.