İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/3150 K.2021/3095

7. Hukuk Dairesi

Esas2021/3150Karar2021/3095Tarih23 Kasım 2021Okuma7 dk · 1.371 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2021/3150 E., 2021/3095 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Kasım 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.371 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

DAVALILAR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vd.

İLK DERECE

MAHKEMESİ

İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.05.2012 tarihinde verilen dilekçeyle irtifak hakkının terkini talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.07.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı ... vekili tarafından talep edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.04.2021 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. Müge Mete ve diğer taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi.

İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, 1294 ada, 388 numaralı, 5.252.00 m2'lik arsa vasfındaki taşınmaz üzerinde İstanbul Belediyesi Encümeninin 20/11/1969 gün ve 12156 sayılı kararıyla belediye lehine tapuya tescil edilen irtifak hakkının TMKm. 785 ve 831 maddeleri gereğince bedelsiz olarak terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu taşınmazın 632 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluştuğunu, işlem tarihinde plana uygun ifraz krokisi, tesis edilerek taşınmaz üzerine müvekkili idare lehine süresiz irtifak hakkı tesis edildiğini, irtifak hakkına aykırı kullanım olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, lehdarın tesis tarihinden bu yana geçen sürede spor tesisi yapmadığı malike getirilen yükün ve kısıtlamanın ağır olduğu ve bedelin ödenmediği gerekçesi ile irtifakın bedelsiz terkinine karar verilmiştir.

Davalı İBBB vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Hükmü davalı İBBB vekili temyiz etmiştir.

Uyuşmazlığın çözümü için irtifak hakları içeriği ve terkin koşullarına ilişkin yasal düzenlemelere kısaca değinmek gerekir. Bilindiği gibi; mülkiyet hakkının kapsamı Türk Medeni Kanununun 718 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İrtifak haklarıda bir eşya üzerinde hak sahibine o eşyadan yararlanma yetkisi sağlayan sınırlı bir ayni haktır. Ayni hak olarak herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir etkiye sahiptir.

Fakat hak sahibine eşya üzerinden sınırlı bir hakimiyet sağlar. Bu sınırlı hakimiyet Türk Medeni Kanunun 718.maddesindeki mülkiyet hakkının sınırlandırılması sonucunu da doğurur. Kanununda irtifak türleri taşınmaz lehine irtifak hakları olarak intifa hakkı, oturma hakkı, üst hakkı, kaynak hakkı ve diğer irtifaklar olarak belirlemiştir.

Kanunundaki diğer irtifaklar kavramı ve seçilen türdeki irtifakın içeriğini belirlemede geniş bir sözleşme serbestisinin öngörülmesi nedeniyle irtifak haklarının sınırlı sayıda olmadığı anlaşılmaktadır.

Diğer yandan, taşınmaz mülkiyetinin özel hukuka ilişkin yasal kısıtlamalardan komşular lehine konulan kısıtlamalarda mülkiyetin içeriğindeki bazı yetkileri sınırlamakta, bir kaçınma veya katlanma mecburiyeti getirilmektedir. Bu durumda dahi yasal kısıtlama sonucu irtifak kurma söz konusu ise de tarafların anlaşarak da bu irtifakı kurmaları mümkündür.Hemen belirtmek gerekir ki taşınmaz mülkiyetini doğrudan doğruya kısıtlamaların aynı konuda bir irtifaka konu teşkil etmeyeceği düşünülse bile kaçınma veya katlanmanın taşınmaz mülkiyeti kısıtlaması kapsamına girip girmediği hususunda şüphe varsa tarafların kesin bir hukuki duruma kavuşmadaki menfaatleri gözetilerek şüpheyi ortadan kaldırmak için irtifak hakkı kurulabilir.

Gerçekten, irtifak hakları yararlanan taşınmaz malikine, yüklü taşınmaz üzerinde bir hakimiyet sağlamakta, yüklü taşınmaz maliki ise katlanma ve kaçınma borcu altına girmektedir(TMK.m.779/1). İrtifakın mutlaka yüklendiği taşınmazın doğan ve arzı vasıflarından yararlanmaya ilişkin olmasına gerek yoktur. Bir taşınmaz üzerindeki teknik tesislerden de yararlanma irtifakın konusu olabilir. Aynı şekilde yüklü taşınmazın kullanılma tarzı ile bağdaşabilen her yararlanma irtifakın içeriğini teşkil edebilir.

İrtifakın konusu, içeriği tescil ile ortaya çıkan durumdur. Ancak, tapu kaydına sınırlı kayıt nedeniyle içeriğin tam saptanamaması halinde irtifak sözleşmesi ve tarafların sözleşmedeki amaçları ve nihayet çekişmesiz kullanıla gelen durum ile içerik saptanarak tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenecektir.(Oğuzman/Seliçi/Oktay-Özdemir, s.628) Belirtmek gerekirki, taşınmazı sonradan satın alan kişilerde açıklanan şekilde belirlenen irtifak hakkı kapsamı ile bağlıdır.

İrtifak hakkı Türk Medeni Kanunun 783.maddesi uyarınca sicildeki kaydın terkini ile sona erer. Terkin talebi yararlanan taşınmaz maliki tarafından yazılı olarak yapılır(TMK.1014). Terkin dışında, yüklü yada yararlanan taşınmazın yok olması yüklü taşınmazın kamulaştırılması, sürenin sona ermesi halinde de irtifak hakkı son bulur. Ne varki;

Yukarıda açıklanan haller dışında, Türk Medeni Kanununun 785. maddesi hükmü gereğince, lehine irtifak hakkı kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiç bir yarar kalmamışsa, yüklü taşınmazın maliki bu hakkın terkinini isteyebileceği gibi yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkının bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir. Bir başka anlatımla irtifak hakkı, zamanın akışı içinde hak sahibi için kesin ve sürekli bir biçimde faydasını yitirmiş ve böylece hakkın kuruluş amacı da ortadan kalkmış ise terkini istenebilir. Güdülen amaç, yüklü taşınmazın gereği gibi kullanılmasını ya da işletilmesini engelleyen, kısmen ya da tamamen gereksiz ve faydasız hale gelen irtifak hakkının ortadan kaldırılmasını sağlamaktır.

Öte yandan, yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkının bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir. Bu durumda irtifak hakkı ancak bir mahkeme kararı ile ve hak sahibine ödenecek bir tazminat karşılığında ortadan kaldırılabilir. Ancak, irtifak hakkının sahibine sağladığı yararın kısmen ortadan kalkmış olması bu hakkın da ortadan kalkması için yeterli bir sebep değildir.

Somut olayda ; 5.252,00 m2 miktarlı 1294 ada 388 parsel sayılı taşınmaz; İstanbul Üniversitesi Yapı Kooperatifi adına kayıtlı 632 ada 3 parsel sayılı 46.906.00 m2 alanlı taşınmazın ifrazından oluşmuş, 20.11.1969 tarihinde; "spor sahası olarak gösterilen yerde de spor tesislerinden başka bir inşaat yapılmamak üzere" İstanbul Belediyesi lehine süresiz irtifak hakkı tesis edilmiştir.

Irtifak hakkı" spor sahası olarak gösterilen yerde de spor tesislerinden başka bir inşaat yapılmamak üzere" tesis edildiğinden dava konusu taşınmazın başka bir amaçla kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Dava konusu 1294 ada 388 parsel 5.252,00 m2 miktarlı taşınmaz 25.09.2017 tarihinde yapılan ifraz işlemi ile 1294 ada 388 parsel 5.143,82 m2, 1294 ada 393 parsel 40,47 m2, 1294 ada 394 parsel 23,08 m2, 1294 ada 395 parsel 2,16 m2 olarak tescil edilmiştir.

1294 ada 393 parsel, 1294 ada 394 parsel, 1294 ada 395 parsellere ilişkin toplam 65.71 m2 lik alan için davalı ... Belediyesi tarafından İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/93 Esasına kayden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine göre açılmış bedel tespit ve tescil davasının olduğu, ayrıca davacı tarafından açılan İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/265 Esasından kamulaştırmasız elatma ve tazminat davasının derdest olduğu anlaşılmaktadır.

Dosya arasında bulunan 14.02.2018 havale tarihli fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda, 65,71 m2 lik kısmın 25.09.2017 tarih ve 8558 yevmiye sayısı ifraz işlemleri neticesinde tapuda yine, 388 parsel ile tescilli olan 5143,81 m2 alanlı parselin dosyasında yapılan incelemede, tel çit ile çevrilen alan içerisinde davalılarca fiili bir kullanımın olmadığı belirtilmiştir.

27.04.2018 tarihinde 5.143,82 m2 miktarlı 1294 ada 388 parsel ile 2,16 m2 miktarlı 1294 ada 395 parsel tevhit edilerek, 5.145,97 m2 miktarlı 1294 ada 396 parsel sayılı taşınmaz tesis edilmiştir. 1294 ada 396 parsel sayılı taşınmazın 2.16 m2'lik kısmının yol olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu miktarın yol olarak kullanılması taşınmazın diğer kısmının yüzölçümü miktarı itibariyle spor alanı olarak kullanılmasını engellememektedir.

Dava konusu taşınmaz 22.07.1983 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Ön Görünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında açık spor alanında kalmaktadır. Açık spor alanları spor ihtiyacını karşılanmak, spor faaliyetleri yapılmak üzere imar planı kararı ile kent, bölge veya semt ölçeğinde ayrılan açık tesis alanlarıdır.

Bu alanlarda otoparklar ile seyirci ve sporcuların ihtiyacına yönelik, büfe, lokanta, pastane, çayhane ve spor faaliyetlerine ilişkin ticari üniteler yer alabilir. Dosya arasında bulunan 14.02.2018 havale tarihli fen bilirkişisi raporundan da anlaşılacağı üzere imar planında açık spor alanı olarak ayrılan dava konusu taşınmazın 5.143,82 m2 miktarlı kısmında Belediyenin açık spor alanı olarak kullanılmasını engelleyecek seviyede hukuki ve fiili bir tasarrufu bulunmamaktadır.

Tarafların ortak iradeleri ile oluşturulan akit ile dava konusu taşınmazın spor alanı olarak bırakıldığı, kamunun spor alanı ihtiyacının devam ettiği gözetildiğinde irtifak hakkının sağladığı yararın devam ettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle irtifak hakkının sağladığı bir yararın kalmadığını söylemek mümkün değildir.

Bundan ayrı mahkemece tevhit sonucu oluşan 1294 ada 396 parsel ve sicil kaydı açık olan 1294 ada 393 ve 394 parsel sayılı taşınmaz üzerinden hüküm kurulması gerekirken sicil kaydı kapatılan ve üzerinde işlem yapma olanağı bulunmayan 1294 ada 388 parsel ile ilgili hüküm kurulması doğru değil ise de bu husus bozma kapsamı nedeniyle sadece eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.

Yukarıdaki gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HMK 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 23/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/3150, K. 2021/3095, 23 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Davalılar
  5. İlk Derece
  6. Mahkemesi
  7. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3150
Karar No
2021/3095
Tarih
23 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/3151 K.2021/18548
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/3151 K.2021/13629
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/3152 K.2021/18553
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/3152 K.2021/12316
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/3153 K.2021/6235
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/3153 K.2021/13251

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.