İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/501 K.2021/2358

7. Hukuk Dairesi

Esas2021/501Karar2021/2358Tarih27 Ekim 2021Okuma6 dk · 1.186 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2021/501 E., 2021/2358 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Ekim 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.186 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26/01/2010 gününde verilen dilekçe ile İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı alacaklı vekilinin talebinin reddine dair ek kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesince bozulması üzerine 04/02/2019 tarihli ek kararda satış işlemlerinin devamına dair verilen 04/02/2019 günlü ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, İcra ve İflas Kanununun 121'inci maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacı, davalı ...'ın kendisine olan borcu nedeniyle aleyhinde Gördes İcra Müdürlüğünün 2009/363 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, borcun ödenmemesi üzerine davalının murisi Ali Osman Urhan'dan davalıya intikal edecek taşınmaz payları üzerine haciz konulduğunu, borcun halen ödenmediğini ve icra mahkemesince bu davayı açmak üzere kendisine yetki verildiğini ileri sürerek dava konusu 257 ada 13 parsel, 300 ada 5 ve 15 parsel ve 142 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.

Davalı ..., dava konusu taşınmazlar hakkında haczedilmezlik şikayeti yoluyla icra mahkemesinde dava açtığını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek sonucuna göre karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 257 ada 13 parsel, 300 ada 5 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar hakkında icra hukuk mahkemesince hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğinden bu taşınmazlar yönünden davanın reddine, 142 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulü ile taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş; 21.03.2013 tarihinde de hükmün taraflara en son 18.02.2013 tarihinde tebliğ edildiği, taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 27.02.2013 tarihinde kesinleştiğine dair şerh verilmiştir.

Davacı alacaklı vekili, 19.10.2015 tarihli dilekçesi ile mahkemenin kesinleşen kararı üzerine davaya konu 142 ada 7 parsel sayılı taşınmazın satış memurluğunun 2014/4 sayılı satış dosyasıyla satışa çıkarıldığını ve 23.12.2014 tarihinde yapılan ihale sonucunda dava dışı üçüncü kişi Hakan Beyhan'a satıldığını, satış bedelinin banka şubesine depo edildiğini;

ancak, eldeki ortaklığın giderilmesi davasında da hükme esas alınan ve tapu kayıt maliklerinden Ayşe Urhan'a ait olan 08.03.2011 tarihli mirasçılık belgesinin Gördes Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/35 Esas, 136 sayılı Kararıyla iptaline karar verildiğini ve hükmün 22.07.2015 tarihinde kesinleştiğini;

ayrıca, Gördes Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/16 Esas, 12 Karar sayılı 19.01.2015 tarihli Kararıyla muris Ayşe Urhan'ın yeni mirasçılık belgesinin düzenlendiğini ve önceki mirasçılık belgesinin iptali davasında satış bedelinin ödenmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının da iptale ilişkin hükmün kesinleşmesi üzerine mahkemece satış memurluğuna yazılan müzekkere ile kaldırılmasının istendiğini, satış memurluğunun başvurusu üzerine dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesine karar veren Sulh Hukuk Mahkemesince 28.09.2015 tarihli Karar ile "taşınmaz satış bedelinin tasfiyesinin onaylanmasına yer olmadığına" karar verildiğini,

ancak bu kararın gerekçelendirilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın satış bedelinin tasfiyesinin (paylaştırılmasının) muris Ayşe Urhan'ın 19.01.2015 tarihli, 2015/16 Esas, 12 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre diğer mirasçılarının da tasfiyeye dahil edilmesi suretiyle yapılmasını, taşınmazın ihale alıcısı Hakan Beyhan adına tescil edilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, 12.11.2015 tarihli ilk ek karar ile; kesinleşen ortaklığın giderilmesi davasında satış bedelinin muris Ayşe Urhan'a ait Gördes Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.03.2011 tarihli, 2011/155 Esas, 40 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre paydaşlara dağıtılmasına karar verildiği, ancak aynı mahkemenin 28.04.2015 tarihli, 2015/35 Esas, 136 sayılı Kararıyla söz konusu mirasçılık belgesinin iptaline karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, dolayısıyla maddi gerçeği yansıtmayan ve iptaline karar verilen mirasçılık belgesine göre paylaştırma yapılamayacağı gerekçesiyle davacı alacaklı vekilinin talebinin reddi ile satış bedelinin tasfiyesinin onaylanmasına yer olmadığına karar verilmiş; ek karar, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/6482 E- 2018/7154 K- sayılı ilamı ile;''... somut olaya gelince; kesinleşen ortaklığın giderilmesi davasında hükme esas alınan ve satışına karar verilen 142 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliklerinden Ayşe Urhan'a ait 08.03.2011 tarihli mirasçılık belgesinin Gördes Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli 2015/35 Esas, 136 sayılı Kararıyla iptaline karar verildiği ve hükmün 22.07.2015 tarihinde kesinleştiği, daha sonra Gördes Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.01.2015 tarihli, 2015/16 Esas,

12 Karar sayılı kararıyla tapu kayıt maliki muris Ayşe Urhan'ın yeni mirasçılık belgesinin düzenlendiği ve bu mirasçılık belgesine göre muris Ayşe Urhan'ın ortaklığın giderilmesi davasında davalı olarak yer alan mirasçılarından başkaca mirasçılarının daha bulunduğu, ancak ortaklığın giderilmesi davasında davalı olarak yer almadıkları için dava konusu taşınmazın satış bedelinin paydaşlara dağıtımının yapılamadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece, davanın yeni bir esas numarasına kaydedilerek dava konusu 142 ada 7 parsel taşınmazın tüm paydaşlarının davalı olarak davaya katılımının sağlanması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' şeklindeki gerekçe ile bozulmuştur.

Mahkemece 04.02.2019 tarihli ek karar ile satış işlemlerinin devamına karar verilmiştir.

Ek kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada, bozma ilamına uyulup uyulmaması hususunda bir karar verilmeden 04.02.2019 günlü ek kararın tesis edildiği anlaşılmaktadır.

1 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda temyiz usulü 361- 373'üncü maddelerinde düzenlenmiştir.

6100 sayılı Yasanın 373/3. bendi “Bölge Adliye Mahkemesi, 344'üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.” düzenlemesini içerir.

Mahkemenin, bozmadan sonra usulüne uygun olarak kuşkuya yer vermeyecek bir açıklık taşıyan direnme ya da uyma kararı vermesi zorunludur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Tarih 24.12.2008, Esas No: 2008/2-750 Karar No: 2008/763 ; Tarih 16.07.2008 Esas No: 2008/8-492 Karar No: 2008/505).

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 450. maddesiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleriyle birlikte tümüyle yürürlükten kaldırıldığı halde, uygulamada birtakım sorunların ortaya çıkmasını engellemek için, aynı yasanın Geçici 3. maddesi ile, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı düzenlendiğinden,

ilk defa 12.11.2015 günlü karar aleyhine temyiz yoluna başvurulan eldeki davada, Mahkemenin son 04.02.2019 tarihli ek kararının temyiz usulü açısından, 1086 sayılı Yasanın temyize dair 427-439'uncu madde hükümleri uygulanacaktır.

1086 sayılı Yasanın 429/2. maddesi “Yargıtay ilgili dairesi temyiz edilen kararı bozarsa, davayı, kararı vermiş olan mahkemeye veya uygun göreceği diğer bir mahkemeye gönderir.

O mahkeme, temyiz edenden 434'üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.

Mahkeme eski kararında direnirse, bu kararın gerekçesi genişletilmiş olsa bile, direnme kararının temyizi halinde temyiz incelemesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır.

Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur.” düzenlemesini içermektedir.

Somut olayda; mahkemece Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.10.2018 tarihli, 2016/6482 Esas- 2018/7154 Karar sayılı bozma ilamı sonrası duruşma günü tayin edilerek hazır bulunacak taraflara bozma ilamı okunup, bozma ilamına uyulup uyulmaması konusundaki beyanları alınmadan ve mahkemece bozma ilamına usulüne uygun olarak uyulup yahut direnileceğine dair bir karar verilmeden dosya üzerinden 04.02.2019 tarihli ek karar verilmiş, bozma ilamına direnilmediği halde bozma kararının gerekleri yerine getirilmemiştir.

Mahkemece; öncelikle bozma kararına uyulup uyulmaması hususu takdir edilerek, direnme ya da bozmaya uyma yönünde açıkça bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde satışın devamına dair ek karar verilmesi doğru görülmemiş, ek kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ek kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 27.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/501, K. 2021/2358, 27 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Karar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/501
Karar No
2021/2358
Tarih
27 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/503 K.2021/1419
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/504 K.2021/2357
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/505 K.2021/2015
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/506 K.2021/19830
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/506 K.2021/2128
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/507 K.2021/1999

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.