KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2021/5456 E., 2022/7808 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Asıl davada davacılar vekili tarafından davalı aleyhine 29.08.2013 tarihinde, birleştirilen davada davacılar vekili tarafından davalı aleyhine 02.03.2015 tarihinde verilen dilekçeyle asıl davada vasiyetnamenin iptali, birleşen davada vasiyetnamedeki imzaların tümünün notere ait olup olmadığının tespiti talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen 20.06.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARŞIOY
Birleştirilerek görülen vasiyetnamenin iptali, tespit talepli davaların yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince her iki davanın ayrı ayrı reddine karar verilmesi üzerine, davacılar vekillerinin istinaf talepleri üzerine, dosya üzerinde inceleme yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 16.12.2020 tarihli kararı ile ayrı ayrı itirazların esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekillerinin bu sefer istinaf kararını temyiz etmeleri üzerine, Dairemizce yapılan değerlendirme sonucu, sayın çoğunluğun onama görüşüne karşılık olmak üzere karşı oyum aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.
1- Davacılar, Beşiktaş 16. Noterliğinin 25.05.2012 tarih ve 254073 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin iptalini birden fazla sebeple istemişlerdir.
Öncelikle vasiyetnamenin özellikle görevli noterin bizzat düzenlemeye katılmaması, imzaların notere ait olmaması itirazı üzerinde durulması önem arz etmektedir.
2- Yapılan yargılama sırasında aldırılan ATK Fizik İhtisas Dairesinin 16.05.2017 tarihli raporunda; belgedeki imzanın "KUVVETLE MUHTEMEL" noter Nedim Nesrettinler eli ürünü olduğu bildirilmiştir.
3- HGK'nun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-382-415 sayılı kararında belirtildiği üzere, usulüne uygun inceleme sonucu "gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imzanın ...." sonuçta imzanın atfedilen kimseye/kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması gerekeceği etraflıca açıklanmıştır.
4- Davacıların çok kapsamlı itirazlarına ve dayanak raporlarına rağmen yeniden inceleme yaptırılmaması büyük bir eksikliktir.
5- Vasiyetnamedeki imzanın noter eli ürünü olup olmadığı hususunda kesin bir kanaate varılabilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddi hatalıdır.
6- Yapılan bu açıklamalar gereğince, sair itirazların bu aşamada incelenmesine gerek olmaksızın, istinaf kararının kaldırılması ve buna bağlı olarak ilk derece mahkemesinin eksik inceleme (usulunce yeniden bilirkişi incelemesi yapılması) sebebiyle bozulması gerektiği kanaatindeyim.
Neticede yukarıda belirtilen gerekçeler ile sayın çoğunluğun kararına muhalifim.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/5456, K. 2022/7808, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama