İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/5505 K.2023/1033

Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/5505Karar2023/1033Tarih21 Şubat 2023Okuma10 dk · 1.950 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2021/5505 E., 2023/1033 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Şubat 2023
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.950 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine; re'sen yazılan inceleme sonucu kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde davalı ve vekili Av. ... Dunmaz geldi. Diğer taraftan gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 102 ada 13 parsel sayılı taşınmazda 20.10.2015 ve 14.10.2015 tarihli satış işlemleriyle davalıya satılan hisselerin önalım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının babasının 2005 yılında taşınmazın bir kısmını müvekkiline haricen sattığını, müvekkilinin satın aldığı bu yere sera ve ev sulama havuzu yaptığını, davacının babası ölünce annesi Hatice'nin bu yere tekabül eden hisseyi müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin daha sonra davacının kardeşleri Mehmet ve Ayşe'nin de hissesini aldığını, gerçek satış bedelinin 350.000,00 TL olduğunu, davadan sonra gerçek alım fiyatı üzerinden vergilerin ödendiğini, davalının taşınmaza yaptığı masrafların da ödenmesi gerektiğini, ayrıca yapıların değeri arzın değerinden yüksek olduğundan arazinin müvekkiline satılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı vekili yargılama sırasında savunmasını ıslah ettiğini beyan ederek fiili taksim savunmasında bulunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından taşınmazda her bir paydaşın kullandığı yer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; fiili taksim savunmasını tekrarlayarak eksik incelemeyle karar verildiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili taksim savunmasının ispatlanamadığı, resmi senette satış bedeli olan 5.100,00 TL üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği, taşınmazın tapu kaydının tamamen iptalinin de hatalı olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun reddine, re'sen yapılan inceleme doğrultusunda kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davanın kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi belirtilen ek kararı ile kararın kesin olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

3. Davalı vekili, ek karara karşı süresi içerisinde temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı vekili karara yönelik temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; muhdesat değerinin temyiz kesinlik sınırı üzerinde olduğunu ve temyiz nedenlerini tekrarlayarak ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün kapsamı" kenar başlıklı 297 inci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: "...(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."

2. 6100 sayılı Kanun'un "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" kenar başlıklı 353 üncü maddesinin ilgili bölümleri şöyledir:

"(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;

a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:

...

6) (Değişik:22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.

b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;

1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,

2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,

3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir."

3. Kanun'un "Temyiz edilemeyen kararlar" kenar başlıklı 362 inci maddesinin ilgili bölümü ise şöyledir: "(1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar. ..."

4. Aynı Kanun'un “Yargılama giderlerinin kapsamı” kenar başlıklı 323 üncü maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326 ncı maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.

5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, bölge adliye mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanun'un 16 ıncı madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tâbi olacağı öngörülmüştür.

6. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.09.2018 tarihli ve 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.

3. Değerlendirme

1. Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan önalım bedeli, her ne kadar karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalsa da, davalı taraf tapudaki resmi senette yazılan satış bedelini kabul etmeyerek, temyiz sınırının üzerindeki değerleri ifade ederek bedelde muvazaa iddiasında bulunduğundan, davalının bu savunması nazara alınmadan, 6100 sayılı Kanun'un 362 inci madde hükmü eksik ve hatalı değerlendirilerek, hüküm altına alınan tapudaki resmi senette yazılan satış bedeli gerekçe gösterilerek temyiz kanun yoluna ilişkin dilekçenin reddine dair ek karar verilmesi doğru olmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek temyiz incelemesine geçilmiştir.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Bölge Adliye Mahkemesince, hükmün 1 numaralı bendinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verildikten sonra, 2 numaralı bendinde aynı Kanun'un 353/1-b-2 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine karar verilmek suretiyle Kanun'un 297 inci maddesine aykırı olarak çelişkili karar verilmesi doğru olmamıştır.

4. Diğer taraftan; taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.

5. Bölge Adliye Mahkemesi, gerekçesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, karar ilam harcı yanında ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.

6. Bunlarla birlikte; Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/783 E., 2019/981 K. sayılı kararıyla, duruşma yapılmadan kesin olarak verilebilecek kararlara ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a-6 ıncı maddesinde düzenlenen koşullardan biri mevcut olmadığından, işin esasına girilerek gerekli yargılamanın Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerekirken, dava konusu taşınmazda fiili taksim olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bu hususun eleştiri konusu yapılması gerekmiştir.

7. Yukarıda 3 ve 5 numaralı bentlerde değinilen hususlar, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,

2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

3. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün; 1, 2 ve 12 inci bentlerinin hükümden çıkarılmasına, 1 ve 2 numaralı bentler yerine "Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2020 tarih, 2019/515 Esas, 2020/270 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine" ibaresinin eklenmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 nci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

4. İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

5. Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Davacı tarafından açılan önalım talepli davada; ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf edilmesi sonucu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen kısmen “esastan red” kısmında “BAM kararının kaldırılarak ve yeni hüküm” tesisine karar verilmekle, işbu karar temyiz edilmiştir.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesince temyiz isteminin miktar sebebiyle reddine karar verilmesi sonrası, ek kararın temyizi üzerine, yukarıda açıklandığı üzere, sayın çoğunluk 09.04.2001 tarihli ek kararın kaldırılmasını ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermiş bulunmakla, karşı oyumuz aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.

1. Yukarıda gerekli açıklamalar yapılmış olmakla tekrara girilmemiş ve temel tartışma konusunun taraflar arasında hisseli bulunan taşınmazda daha önceden fiili taksim bulunup bulunmadığı olduğu açıktır.

2. 27.03.2017 dava tarihi itibariyle, tapunun Kaş ilçesi, Boğazcık Mah. Ada 102, Parsel 13’de kayıtlı taşınmazın malikleri, Makbule Gökçe, Fatma Seçen ve davalı ...’dir.

3.... 7/16 hisseyi (Satış+birleştirme) 14.10.2015 tarihinde üzerine almış; diğer paydaşların ise 04.06.2012 tarihinde intikal sebebiyle hak sahibi oldukları görülmüştür.

4. ...’in 14.10.2015 tarihinde ¼ hisseyi Hatice Bozca, 3/16 hisseyi Mehmet Bozca’dan; 3/16 hisseyi ise Ayşe Gezer’den almış ve bilahare hisseler birleştirilmiştir.

5. 13 sayılı parselin davacı ve dava dışı kişilerin mirasbırakanı Halil Bozca’ya ait iken ölümü ile (03.05.2012 ölüm tarihi), 04.06.2012 tarihinde ortak başvuru üzerine eşi ve çocuklar adına hisseli olarak (Hatice Bozca, çocuklar Mehmet, Makbule, Fatma, Ayşe) tapuya tescillerinin yapıldığı belirgindir.

6. Davalı ... cevap dilekçesinde ve sonraki bütün açıklamalarında, halen kullandığı yeri 2005 yılında, o zaman sağ olan davacının babası Halil Bozca’dan aldığını; sera yaptığı, kuyu açmak gibi faaliyetlerinin olduğunu; sonradan bir kısım Halil mirasçılarından (3 kişi) almış olduğu hisselerin, esasen fiili durumun resmi hale gelmesi olduğunu savunmaktadır.

7. Yapılan keşif ve dinlenen tanık anlatımları itibariyle taşınmazın, krokisinde (A) harfi ile gösterilen kısmındaki sera, kuyu ve yapının yaklaşık 15 seneden beri davalı ... tarafından yapıldığı ve kullanıldığı; davacı ...’nın köyde yaşadığı ve bu yerin mirasbırakan Halil tarafından davalıya haricen satıldığı açıktır.

Bu hususlar her iki tarafın tanık anlatımları itibariyle sabit olup, esasen kalan kısımlarında davacı ve kardeşi Makbule adına, dava dışı yine önceki mirasçı-hissedar Mehmet Bozca tarafından sera olarak kullanıldığı ve böylece davacının da kullanıldığı bir yerin bulunduğu görülmektedir.

8. Esasen Halil mirasçılarının bir bütün halinde hareket ettikleri, bunlardan 3 tanesinin fiili duruma uygun olarak hisselerini davalıya devrettikleri; mirasçı Mehmet Bozca’nın hissesini devretmesine rağmen, kalan iki hissedar (davacı ..., dava dışı Makbule) adına, davalının zilyetliğinin dışında kalan alanı kullandığı, bu durumu davacı ...’nın köyde bulunması sebebiyle yakınen bildiği ve bu durumda, babası Halil zamanında yapılan satışa vakıf olmasına rağmen, sanki bunlar hiç olmamış gibi şufa hakkını kullanması, açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.

9. Davalının harici alım savunmasına davacı taraf bir açıklama getirmediği gibi, bizzat davacı tanığı ... bu ilişkiyi doğruladığı gibi, esasen bu durumun harici satışı yapan Halil’in ölüm tarihine (03.05.2012) kadar devam ettiği, mirasçıların intikal yaptırmalarına rağmen, davalının kullanımına müdahale etmedikleri (ihtar, dava açma vb.), sabit olduğu halde resmi satış sonrası sadece davalı ...’nın işbu davayı açması TMK 2. maddesinde belirtilen dürüst davranma ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

10. Neticeten mevcut istinaf kararının; fiili taksim sebebiyle davanın reddi gerekirken kabulü yanlış olmuştur gerekçesi ile bozulması gerekirken, düzeltilerek onanmasına dair karara iştirak etmediğim için muhalefet görüşümü bu şekilde açıklıyorum.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/5505, K. 2023/1033, 21 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5505
Karar No
2023/1033
Tarih
21 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/5505 K.2023/700
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/5505 K.2023/6620
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/5506 K.2023/411
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/5507 K.2023/6621
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/5510 K.2023/6622
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/5511 K.2023/945

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.