KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2021/6061 E., 2022/6637 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2022
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.12.2014 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.06.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalılar vekilleri tarafından talep edilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin 695 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazda 1/2’şer hisse oranında malik olduklarını, davalının ise 695 parsel sayılı taşınmazın sınır komşusu ve bitişiğinde yer alan 626 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazı tapu kayıt maliki ... ...'den 10.12.2014 tarih ve 11260 yevmiye numaralı satış işlemi ile 16.800,00 TL bedel karşılığında satın alarak malik olduğunu, müvekkillerinin tarımsal amaçlı olarak fiilen bir bütün olarak kullandıklarını, tarımsal arazilerin satılması halinde sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin de önalım hakkına sahip olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek sınırdaş arazi maliki olan müvekkilleri adına 1/2’şer hisse oranında tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu 626 parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından ...'a satıldığını, davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi, 10.12.2014 tarihli 11260 yevmiye numaralı satış senedindeki değer üzerinden davayı kabul etmiştir.
Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçe gösterilerek istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; 10.12.2014 tarihli 11260 yevmiye numaralı satış senedi ile ... ... 626 parsel sayılı taşınmazın tamamını 16.800,00 TL bedelle davalı ...’ya satmıştır. Davacılar 19.12.2014 tarihinde açtıkları dava ile 10.12.2014 tarihli 11260 yevmiye numaralı satış senedine karşı önalım haklarını kullanmayı talep ve dava etmişlerdir.
Yargılama sırasında 22.12.2014 tarihli 11836 yevmiye numaralı senetle davalı ...'nın dava konusu 626 parsel sayılı taşınmazın tamamını 80.000,00 TL bedelle ...’a sattığı anlaşılmıştır.. Davacılar, HMK m.125 gereği davayı yeni tapu kayıt maliki ...’a yöneltmiştir.
Davacıların yapılan bu satışın muvazaalı olduğunu iddia etmesi üzerine; dahili davalı ... 49.000,00 TL'yi ...’ya ödediğine dair 30.12.2014 tarihli ''626 parsel tarla bedeli" açıklamalı banka dekontunu ve yine dahili davalı ... 31.000,00 TL'yi ...’ya ödediğine dair 29.12.2014 tarihli "626 parsel 6.000 m2 yer içi’" açıklamalı banka dekontlarını sunmuştur.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan Ziraat Bilirkişi raporunda satış tarihi olan 22.12.2014 tarihinde dava konusu 626 parselin değeri 66.372,00 TL olarak belirlenmiştir. Dinlenen tanık beyanlarının ise duyuma dayalı bilgilerinin olduğu görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı anlaşıldığından, dahili davalı ...’un kötüniyetli olduğu ispatlanamamıştır.
Mahkemece, 22.12.2014 tarihli 11836 yevmiye numaralı senetteki bedel olan 80.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalı ...’un kötüniyetli olduğu kabul edilerek 10.12.2014 tarihli 11260 yevmiye numaralı satış senedindeki bedel olan 16.800,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/6061, K. 2022/6637, 7 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama