İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/6708 K.2022/7609

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.12.2016 tarihinde verilen dilekçeyle satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil olmazsa bedel talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.12.2020 tarihli hükmün…

Esas2021/6708Karar2022/7609Tarih8 Aralık 2022Okuma5 dk · 1.064 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2021/6708 E., 2022/7609 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Aralık 2022
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.064 kelime·5 dk okuma·12 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.12.2016 tarihinde verilen dilekçeyle satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil olmazsa bedel talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.12.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7 Hukuk Dairesi'nce istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, tapu iptal ve tescil isteminin reddine, davacının terditli tazminat isteminin kabulüne, dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademe tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın DSİ'nin istimlakı sonucu çok parsele bölündüğünü, akabinde imar uygulaması ile bedele dönüştürüldüğünü, sözleşmenin yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazın kadastral parsel olması nedeni ile sözleşmenin kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin de dava konusu yerin bir kısım hissesini satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı ... S.den aldığını, husumetin dava dışı arsa malikine yöneltilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazda dava dışı ... S.den davalı ... adına geçen ve tescil edilen tapu kaydı bulunmadığından tapu iptal tescile ilişkin istemin infaz kabiliyetinin bulunmadığı, taşınmazın zilyetliği fiilen davacıya geçtiğinden davalının zamanaşımı iddiasının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda dava tarihi itibariyle taşınmazın rayicini talep edebileceği gerekçeleriyle tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın imar uygulaması ile bedele dönüştüğünü, davacı tarafça hali hazırda kullanılan parselin değerinin davacının uğradığı zarar olarak kabul etmesinin hukuki ve teknik hiçbir açıklamasının bulunmadığını, tazminat istemli davanın; sözleşmenin geçersizliği, ifa imkansızlığı, zamanaşımı, devir sebebi ile talebin tapu malikine yönlendirilmesi ve diğer gözetilecek nedenlerle usul ve esastan reddinin gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların davalının satış vaadi ile alacaklı bulunması sıfatı ile davacıya satışının vaad edildiği ancak taşınmazlar davalı adına tescil edilmeden imar uygulaması nedeni ile bedele dönüştüğü ve tapu malikinin bedel tespit davası ile bedelin 139.604,00 TL olarak tespit edildiği; davalının da tapu malikine yani kendi satış vaadi borçlusuna dava açtığı ve bu bedel üzerinden tazminata hükmedildiği açıklanmıştır.

2.Bölge Adliye Mahkemesi davacının tazminat talebinin hüküm altına alınmasının doğru olduğunu ancak, ifa imkanının sona erdiği tarih gözetilmeksizin taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin tazminat olarak belirlenmesinin yerleşik uygulamaya ve yasal mevzuata uygun olmadığını izah etmiştir.

3.Kararda, taşınmazların imar uygulanmasıyla bedele dönüştüğü tarihte ifa olanağının ortadan kalktığı, davacının isteyebileceği tazminatın bu tarihteki rayiç bedel olduğu, bu bedelin de dosya ekinde bulunan İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ilamıyla belirlendiği ve icraya konulan faizli tutarının 139.604,35 TL olduğu, yine İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/384 Esas sayılı dosyasında tespit edildiği belirtilerek; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili istinaf sebeplerini tekrar ederek, satış vaadi sözleşmesinin ifası imkânsız ve sözleşmenin geçersiz olduğundan davacı alıcının, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre uğradığı zararı, sözleşme bedelini talep edebileceğini, imar uygulaması sebebi ile bedele dönüşen ve mülkiyeti kamulaştırma sebebi ile belediye başkanlığına geçen bir taşınmazın davacının tasarrufuna bırakılması, zilyet olunması ve emlak vergilerinin ödenmesinin hukuken mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesinde ifa imkansızlığı halinde tazminat miktarının nasıl belirleneceği noktasında düğümlenmektedir.

2. İlgili Hukuk

1.Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın tapuda kayıtlı olması zorunlu ise de satış vaadi borçlusunun tapulu taşınmazın maliki olması gerekmez. Taşınmazın tapuda bir üçüncü kişi adına kayıtlı olması sözleşmenin geçerliliğine etkili değildir. Zira taşınmaz satış vaadi sözleşmesi borç doğuran akit olduğundan borç altına girenin malik olması koşulunu aramaya gerek yoktur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 10.02.1960 tarihli ve 6-188 sayılı kararı)

Bir başka deyimle, borç doğuran bir sözleşmenin geçerliliği hiçbir zaman satıcının satış tarihinde veya daha sonra o şeye malik olması şartına bağlı değildir. Vaatte bulunanın satış vaadinin konusunu oluşturan taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin varlığını aramak da gerekmez. Satış vaadi sözleşmelerinde, satış vaat eden sözleşmede devir tarihi olarak belirtilen tarihte sözleşme konusu taşınmazı satış vadedilene devretmekle yükümlüdür. Satış vaat eden devir sırasında taşınmaza malik değilse ve sözleşmeden kaynaklı borcunu ifa edemezse Borçlar Kanununun ifa imkansızlığı ve borca aykırılık hükümleri gereği tazminata mahkum edilir.

2. 6098 sayılı Borçlar Kanunun (TBK) 117 nci maddesine göre, edimin yerine getirilmesi sözleşme yapıldıktan sonra imkânsız olursa ve bu imkânsızlıkta borçlunun kusuru bulunmazsa, borçlu borcundan kurtulur. Burada sözleşme, başlangıçtaki imkânsızlık gibi butlan yaptırımına tabi olmamakla birlikte, borçlu borcundan kurtulmaktadır. Borçluyu borcundan kurtaran imkânsızlığın objektif veya sübjektif olması önemli değildir.

Sözleşme yapıldıktan sonra ortaya çıkan imkânsızlık, ister objektif ister sübjektif olsun, borçlunun kusuruna dayanmadıkça, borçlu borcundan kurtulur. Sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan imkânsızlık, borçlunun kusuruna dayanıyorsa, borçlu bundan sorumlu olur. Sonraki imkânsızlık, ister objektif ister sübjektif mahiyette olsun, borçlunun kusuru söz konusu olursa, borçlu bundan sorumlu olur.

Bu takdirde, borca aykırılığı konu alan TBK’nun 96 ncı maddesindeki genel hüküm uygulama alanı bulur (F. X., age., s. 298.. Oğuzman, .../Öz, A., s. 77.;ekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 1210).

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki betlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dosya kapsamında yapılan incelemede; davalının 04.09.1989 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı ... S. isimli kişiden miras bırakanı ... S.’den 48/3720 hisseden intikalen gelen 5826/10.000 hissesini (2711,42 m2) satın aldığı, daha sonra Üsküdar 4. Noterliği’nin 19.09.1989 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 816/5826 hissesini (379,68 m2) davacıya satışını vaat ettiği anlaşılmıştır.

3.Bölge Adliye Mahkemesince davalı tarafından davacıya satış sözleşmesiyle vaad edilen hisse miktarı nazara alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, hüküm bozulmuştur.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple, Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/6708, K. 2022/7609, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6708
Karar No
2022/7609
Tarih
8 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6710 K.2022/10083
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/6710 K.2022/8029
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/6711 K.2022/9251
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/6711 K.2022/7672
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/6711 K.2022/11534
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/6713 K.2022/8361

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.