İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/7024 K.2022/7852

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.01.2013 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kısmen…

Esas2021/7024Karar2022/7852Tarih19 Aralık 2022Okuma6 dk · 1.196 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2021/7024 E., 2022/7852 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Aralık 2022
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.196 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.01.2013 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen 18.12.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin tek malvarlığı olan Şişli ilçesi, ...

Mahallesi, 958 ada, 5 parsel 5 nolu bağımsız bölümü satarak birden fazla daha küçük taşınmaz edinmeyi ve kiraya vermeyi düşündüğünü, bu hususu kızları olan davalılara açtığını, onların da onayını aldığını, taşınmazı 17.09.2012 tarihinde 890.000,00 TL'ye sattığını, davalılara güvenerek 800.000,00 TL'sini davalı ...'in Yapıkredi Bankası'ndaki hesabına, kalan 90.000,00 TL'yi ise davalı ...'e elden olacak şekilde verdiğini, davalıların bu parayla davacı adına taşınmazlar satın alınmasını beklerken, davalı ...'in anlaşmaya aykırı şekilde müvekkilden aldığı paralarla Beşiktaş ...

Mahallesi 321 ada, 82 parsel, 3 ve 4 nolu dükkanları, Şişli ilçesi, Şişli Mahallesi, 1024 ada 40 parsel 9 nolu bağımsız bölümü ve Şişli ...

Mahallesi, 9919 ada 1 parsel 2 nolu bodrum kat dükkan vasıflı taşınmazı kendi adlarına satın aldıklarını, kızlarının babasına taşınmaz satın alacağına güvenerek bu paranın davalılara teslim edildiğini ancak, geri verilmediğini belirterek öncelikle davalılar adına kayıtlı bulunan taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek davacı adına tesciline, bu talep mümkün görülmez ise TBK'nın 112. maddesine göre davalılara verilen 890.000,00 TL'nin tapuya tescil tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, davacının davalılara herhangi bir para ödemesi yapmadığını, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazların davalılar tarafından kendi birikimleri ile iktisap edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince davacının tapu iptali ve tescile yönelik talebinin sabit olmadığından reddine, davacının alacağa yönelik davasının kısmen kabulü ile 700.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan yarı oranında alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince tarafların başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bilindiği üzere Türk Hukukunda inançlı işlemleri doğrudan düzenleyen bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Ancak uygulama ve öğretide, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 26. (818 s. BK md.19.) maddesinde yer alan "sözleşme özgürlüğü" ilkesi kapsamında inançlı sözleşmelerin düzenlenebileceği ve geçerliliği kabul edilmektedir.

İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.

İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir ... ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye "inanan" adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de "inanılan" denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise "inanç konusu şey" olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.

İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi bulunduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.

İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme ... sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

Öte yandan; vekalet sözleşmesi vekil ile vekil eden arasında özel ... ilişkisine dayalı olarak kurulan bir sözleşme olup vekil, vekil edenin menfaatine iş görmekle yükümlüdür.

Taraflar karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanı ile sözleşme yapabilecekleri gibi TBK 503. madde kapsamında örtülü irade beyanı ile de vekalet sözleşmesi kurulabilir.

Kural olarak vekalet sözleşmesinde şekil şartı bulunmamaktadır ancak, taşınmaz satışı gibi özel hallerde sözleşmenin resmi biçimde yapılması zorunludur.

Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında somut olayda; davacının dava açarken bildirdiği maddi vakıalarda davalı kızlarına kendi adına taşınmaz alımı için vekalet verdiği ancak, taşınmazların davalılar adına alındığı ileri sürülmüştür.

Bundan ayrı, bilindiği üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 285. maddesinde bağışlama sözleşmesi “bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşme” olarak tanımlanmış, 290. maddesinde de koşullu bağışlamaya yer verilmiş buna göre; “bağışlamanın bir koşula bağlanarak” yapılabileceği ifade edilmiştir.

288. maddesinde “bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması sözü vermenin geçerliliği ancak resmi şekilde yapılmış olmasına bağlıdır”, “şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışlama sözü verme, bağışlayan tarafından yerine getirildiğinde elden bağışlama hükmündedir. Ancak geçerliliği resmi şekle bağlanmış olan bağışlamalarda bu hüküm uygulanmaz” düzenlemesine yer verilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 705. maddesine göre de, taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Türk Medeni Kanununun 706. maddesinde de "taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması resmi şekilde düzenlenmiş olmalarına bağlıdır" düzenlemesine yer verilerek taşınmaz mülkiyetinin devri amacıyla yapılan sözleşmelerin resmi şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Bağıştan dönme (rücu) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 295. (818 sayılı Borçlar Kanununun 244.) maddesinde aynen; “Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir:

1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse.

2. Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan ... yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa.

3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.” şeklinde hükme bağlanmıştır.

Tüm bu açıklamalara göre somut olayda; davacı tarafından 800.000,00 TL'nin banka havalesi ile 90.000,00 TL'nin ise elden davalılara verildiği iddia edilmekte ise de; bu iddia usule uygun bir delille ispatlanmış değildir. Davalılar adına alınan, dava konusu taşınmazların, davacının gönderdiğini iddia ettiği paralarla alındığına ve istenildiği takdirde taşınmazların davacıya iade edileceğine dair yazılı bir belge bulunmadığından, dosya kapsamında inançlı işlem varlığından bahsedilemeyecektir.

Öte yandan, davacı tarafından davalılara verilmiş bir vekaletname de bulunmadığından, vekaletin kötüye kullanılması da söz konusu değildir.

Bundan ayrı; davalılardan Zeynep, 18.12.2020 tarihli celsede davacı tarafından taşınmazların bağış yoluyla davalılara verildiğini beyan etmişse de; taşınmazların bağış yoluyla temlikinin geçerliliği resmi şekil şartına bağlıdır. Ortada resmi olarak yapılmış bir bağış sözleşmesi yoktur. Dolayısıyla, dava konusu taşınmazların bağış yoluyla devredildiği de söylenemez. Bir an için taşınmazların bedelinin davacı tarafından bağış amacıyla verildiği kabul edilse dahi, bu kez 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 295. (818 sayılı Borçlar Kanununun 244.) maddesi gereğince bağıştan rücu şartlarının oluşması halinde, davacı verdiği parayı geri alabilirdi. Ne var ki, somut olayda bağıştan rücu koşulları da oluşmuş değildir.

Tüm bu açıklamalar sonucunda; davacı tarafından iddia olunan vakıalar ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HMK 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 19.12.2022 tarihinde oy birliği ile olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/7024, K. 2022/7852, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7024
Karar No
2022/7852
Tarih
19 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/7025 K.2022/7512
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/7027 K.2022/20819
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/7029 K.2022/20645
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/7030 K.2022/20660
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/7030 K.2022/7511
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/7031 K.2022/8246

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.