KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2021/7103 E., 2022/7909 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29/03/2017 tarihinde verilen dilekçeyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/12/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARŞI OY
Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki fabrika binalarına, davalının haksız müdahalesinin bulunduğunu belirterek taşınmazdan davalının çıkartılmasını, taşınmazın teslimini ve ıslahla 298.852,86 TL ecrimisilin tarafına ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevaben, müvekkil şirket ortakları ile davacı arasında daha önceden gerçekleşen ilişki sebebiyle taşınmazın taraflarınca kullandığını haksız kullanım olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, davalı vekili kararı istinaf etmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi talebi yerinde bulunmadığı için itirazın esastan reddine karar vermiştir.
Son olarak davalı vekilinin istinaf kararını temyiz etmesi üzerine, dosya Dairemize gelmiş bulunmakla yapılan değerlendirme sonucu, sayın çoğunluğun onama kararına karşılık olmak üzere aşağıdaki şekilde muhalefetimiz açıklanmıştır.
1-Dava konusu 13470 parselin, satış sonucu 10.04.2001 tarihinde davacı adına tescil edilmekle birlikte, davacı ile davacı ... arasında Nisan 2001 tarihli adı yazılı sözleşme bulunduğu açıktır.
2-Bu sözleşmede taşınmazın 550.000,00 USD karşılığı devredileceği ve iadesi halinde taşınmazın iade edileceğinin kararlaştırıldığı ve bu haliyle sözleşmenin inançlı işlem niteliğini taşıdığı açıktır.
3-Esasen yargılama sırasında açıklandığı üzere aynı taşınmaz için inançlı sözleşme gereğince davacısı ... olan, İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/356 Esasında, ... aleyhine tapu iptali ve tescil talepli dava açıldığı açıklandığı halde, iş bu davanın sonucunun beklenmediği ve yukarıda belirtilen kararın oluşturulduğu açıktır.
4-UYAP üzerinden 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/356 Esas, 2021/673 Karar sayılı dosyasına ait ilam incelendiğinde, 23.09.2021 tarihinde karara çıktığı ve davanın ret edildiği görülmektedir.
5-Ancak gerekçe incelendiğinde inançlı işlem ve altındaki imzanın ...'a ait olduğuna dair tespit yapıldığı dikkate alındığında, davalı kullanımının esasen haksız olmadığı ortaya çıkmaktadır.
6-Bu açıklamalar dikkate alındığında ilk derece mahkemesi sırasında derdest olan diğer tapu iptali ve tescil davası ile mevcut dosya arasında fiili ve hukuki bağ olduğu açıktır.
Öncelikle diğer dosya sonucunun beklenmesi gerekirken, mevcut dosyada karara ulaşılması ve nihayetinde kararın onanmasına karar verilmesi büyük bir hak ihlali oluşturacaktır.
7-Çünkü diğer dosya henüz kesinleşmediği gibi, o dosyada davacıya, parayı yatırması için süre verilmiş ve böylece davacı ... (bilhare ... ... ) 'nın inançlı işlem sebebiyle hak sahibi olduğu tespit edilmiş olup, iş bu dosyadaki sürecin kesinleşmesi, mevcut dosyamız için büyük önem arz etmektedir.
8-Neticeten bekletici mesele yapılmadan, mevcut dosyanın sonuçlandırılması ve tartışmalı şekilde ecrimisil kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmakla, istinaf kararının yukarıdaki gerekçe ile bozulması gerekirken, kararın onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/7103, K. 2022/7909, 21 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama