İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/8193 K.2023/785

Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/8193Karar2023/785Tarih13 Şubat 2023Okuma6 dk · 1.280 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2021/8193 E., 2023/785 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Şubat 2023
İncelenen kararın mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.280 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak; davalılar.... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ... yönünden davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine, ikinci kademede tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilin ... Mahallesi, 754 ada 27 No.lu parselin maliki olduğunu, bu parselin ifraz sonucu 38 No.lu parsel olduğunu, müvekkilin taşınmaz için ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ....

Noterliğinin 21.01.2014 tarihli 1539 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, daha sonra sözleşmede aynı noterliğin 21.07.2016 tarihli ve 13360 yevmiye nosu ile ek sözleşme yapıldığını, sözleşme ile taşınmazda 12 katlı bina inşası konusunda anlaşıldığını, bu sözleşme ile müvekkile 5 bağımsız bölüm verileceğini, müvekkilin % 53 oranında özürlü olduğunu, sağlık problemleri nedeniyle müvekkilin inşaat işlerini takip etmesi zor olduğundan, müvekkilin 16.11.2016 tarihinde taşınmazdaki hisselerini davalı kızı ...'e devrettiğini,

aile içinde sorunlar çıkınca hisselerin 18.11.2016 tarihinde müvekkile geri verildiğini, müvekkilin sağlık problemleri nedeniyle inşaat işlerini takip edemeyeceği için ve emekli maaşı dışında başka geliri olmadığından sağlık harcamaları ve bakımı karşılığında 21.11.2016 tarihinde hisselerini davalı 5 çocuğuna devrettiğini, inşaatın tamamlanması ile 10 No.lu bağımsız bölümün davalı ... adına, 14 No.lu bağımsız bölümün davalı ... adına, 22 No.lu bağımsız bölümün davalı ... adına, 26 No.lu bağımsız bölümün davalı ... adına ve 42 No.lu bağımsız bölümün davalı ... adına kaydedildiğini, davalıların müvekkile bedel ödemediğini,

taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkil adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin davacıya ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... ve ... cevap dilekçelerinde; yapılan devirlerin davacının iradesi ile olduğunu, resmi senetle devrin yapıldığını, herhangi bir kayıt olmadığını, açılan davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

2. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesi bildirmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2017/409 Esas, 2020/295 karar sayılı kararı ile; davacının ..., İbrahim ve ...'e açtığı davasının feragat nedeniyle reddine, davalı ... ve ...'e açtığı davasının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalılar Umut ve Ufuk vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile müvekkilin sadece davalı ... hakkındaki davasından feragat ettiğini, diğer davalılar İbrahim ve ... hakkındaki davasını atiye bıraktığını, onlar hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesinin gerektiğini, davalı ...'in dava açıldıktan sonra müvekkile 60.000,00 TL ödediğini ve onun hakkındaki davadan feragat edildiğini, davalıların mahkemedeki beyanları ile müvekkile bedel ödemediklerini kabul ettiklerini, müvekkilin taşınmazları çocuklarına bedel almadan devrettiğinin ispatlandığını, aile arasında yazılı delille ispat kuralanın istisnasının bulunduğunu, mahkemenin Umut ve ... yönünden verdiği kararın hatalı olduğunu ve kaldırılmasının gerektiğini bildirmiştir.

2. Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesi ile her iki müvekkiline ait dairelerin toplam değerinin 840.000,00 TL olduğunu, bu yönde davacının harç tamamlama işlemi yaptığını, mahkemenin lehlerine maktu vekalet ücretine hükmettiğini, bunun hatalı olduğunu her iki müvekkil için nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazda Eyüp 4. Noterliğinin 21.01.2014 tarihli 1539 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, daha sonra bunu revize ettiği, revize sözleşme ile davacıya 5 daire verileceğinin belirlendiği,

davacının taşınmazdaki 625/1252 hissesinin bir kısmını müteahhit firmaya devrettiği, üzerinde kalan hisseleri ise 21.11.2016 tarihinde davalılar ..., Ufuk ve Umut'a satarak devrettiği, onlarında hisselerinin bir kısmını 13.12.2016 tarihinde davalılar İbrahim ve ...'a satarak devrettikleri, tapu senedinde davacının bedel konusunda itirazı bir kayıt koymadığı, davacının dava dilekçesindeki beyanının davalıların kendisine daireler karşılığı bedel ödemedikleri yönünde olduğu, HMK'nın 203/1-a maddesi uyarınca senetle ispat zorunluluğunun istisnaları içinde, altsoy ve üstsoy arası işlemlerin de gösterildiği, davalıların davacının çocukları olduğu,

bedelin ödenmediği iddiasının resmi senette itirazı kayıt yoksa tapu iptali ve tescile neden olmayacağı, tanıkların beyanlarında davalıların davacıya 60.000,00 TL ödeyeceğini, bunun için kat irtifakı tapularının çıkıp kredi çekeceklerini ancak davacının bundan önce hisse devri yaptığını belirttikleri, davalı ...'in dava devam ederken bu bedeli ödediği, onun yönünden davadan feragat edildiği,

davalı ... ve ...'un ise mahkemede annelerine ev alacaklarını belirttikleri davacının bu davalılar yönünden davasını atiye bıraktığı ve bu durumun feragat olarak kabulünün gerektiği, davalılar Umut ve Ufuk'un mahkeme beyanlarında babaları davacıya 60.000,00 TL ödeyeceklerini, kredi çekeceklerini, babalarının beklemeden dava açtığını bildirdikleri, bu haliyle davalılar 'un taşınmaz satışından kaynaklı olarak babaları davacıya ödemeleri gereken ayrı ayrı 60.000,00 TL'yi ödemedikleri anlaşılmakla, bu davalılar yönünden bedele hükmedilmesi gerektiği,

davacının iki bağımsız bölüm yönünden ayrı ayrı 420.000,00 TL üzerinden harç tamamlama işlemi yaptığı, bedelden kalan kısım yönünden davalılar Umut ve Ufuk lehine ayrı ayrı 33.650,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiği anlaşıldığından tarafların istinaf taleplerinin kabulü ile.

İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile; davalılar İsmail, ... ve ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar Umut ve Ufuk yönünden davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine, ikinci kademede tazminat isteminin kısmen kabulüne, ayrı ayrı 60.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar Umut ve Ufuk'un borçlarını ifa etmeyerek temerrüde düştüklerini, tapu iptali ve tescil talebinin reddinin doğru olmadığını, 420.000,00 TL diğer belirtilen daireler için 60.000,00 TL tazminata hükmedilmesinin ve vekalet ücretinin ayrı ayrı tahsilinin doğru olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmazın satış bedeli ödenmediğinden hata ve hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası,

2. Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 36/1 inci (818 s. Borçlar Kanunu’nun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

3. Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.

4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."

5. 6100 sayılı HMK’nın 190 ıncı maddesinde, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." düzenlemelerine yer verilmiştir.

3. Değerlendirme Tarafların iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelendirmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları, temyize konu kararda belirtilen gerekçeler, bu gerekçeye karşı ileri sürülen temyiz sebepleri ve temyiz edenin davadaki sıfatı dikkate alındığında, HMK'nun 371 inci maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birisinin bulunmadığı; temyizen incelemesi yapılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçeler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/8193, K. 2023/785, 13 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8193
Karar No
2023/785
Tarih
13 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8193 K.2023/8224
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8194 K.2023/8225
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/8194 K.2023/1059
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8195 K.2023/8226
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8196 K.2023/8227
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/8197 K.2023/683

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.