KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2021/8668 E., 2023/1133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2023
- Mahkemesi
- ....Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kamu düzeni yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, 11 ada 33 parselde kayıtlı 4061 m2 taşınmazın 2200 m2'lik bölümde müvekkilinin, geri kalan kısmında ise davalı kardeşinin oturduğunu, 21.10.1997 tarihinde 2 tanık huzurunda kendi aralarında yaptıkları adi yazılı sözleşme ile fiili taksim yapıldığını, müvekkilinin...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/583 Esas, 2016/312 Karar sayılı dosyası ile taşınmazı kullandığı kısımda kalan muhdesatlar için muhdesat aidiyetinin tespiti davası açtığını ve mahkemece bu talebin kabul edildiğini, taşınmazın müvekkili ve davalının kendi aralarında yaptıkları fiili taksim üzerine müvekkiline ait olan ve yaklaşık 40 yıldır kullanmakta olduğu davalı adına kayıtlı olan 2200 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında imzalanmış bir fiili taksim sözleşmesi olmadığını, müvekkilinin davacı kardeşi olduğu için kullanmasına izin verdiğini, davacının taşınmazda hiçbir hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 11 ada 31 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olan 4.111 metre kare hissesinin fen bilirkişisi ...'nin 19.03.2021 tarihli raporunda kırmızı çizgi ile çizilmiş A harfi ile gösterilen 2.266,45 metre karelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunmuş, müvekkili ile davacı arasında imzalanmış bir fiili taksim sözleşmesi olmadığını, senetin resmi şekilde düzenlenmediğini, tapulu taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını, iddiaların genişletildiğini, tanık beyanlarına göre taşınmazın müvekkilinin olduğunun anlaşıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu ettiği bölüm üzerinde bulunan muhdesatların davacıya ait olduğu....'nin 11.05.2016 tarih ve 2015/583 Esas, 2016/312 Karar sayılı ilamıyla kesinleştiğinden eldeki davada dava değeri, davaya konu edilen zemin değeridir.
Dolayısıyla davaya konu taşınmaz üzerindeki muhdesatlar da dahil edilerek dava değerinin hesaplanması ve buna göre harca hükmedilmesi doğru görülmediğinden ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulü ile 11 ada 31 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olan 4.111 metre kare hissesinin fen bilirkişisi Hakan Kaleli'nin 19.03.2021 tarihli raporunda kırmızı çizgi ile çizilmiş A harfi ile gösterilen 2.266,45 metre karelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş sadece zemin değeri üzerinden harç hesaplanmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesi ile benzer beyanlarda bulunarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının sonuç bölümünde ifade olunduğu üzere, inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatı, şekle bağlı olmayan yazılı delildir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gereklidir.
Bunun dışındaki bir kabul, hem İçtihadı Birleştirme kararının kapsamının genişletilmesi, hemde taşınmazların tapu dışı satışlarına olanak sağlamak anlamını taşıyacağından kendine özgü bu sözleşmelerle bağdaştırılamaz. 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İnançları Birleştirme kararı uyarınca, inançlı işleme dayalı iddianın, şekle bağlı olmayan yazılı delille kanıtlanması gerekeceği kuşkusuzdur.
Şayet, ispat külfeti kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesi yok ise ancak taraflar arasında gerçekleştirilen mektup, banka dekontu, yazışmalar gibi birtakım belgeler var ise bunların delil başlangıcı sayılacağı ve iddianın her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı hale geleceği sabittir.
2. 6100 sayılı HMK'nın 297/2 nci maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki 2 nci ve 3 üncü paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Her ne kadar 11 ada 31 parsel sayılı taşınmaz üzerinden hüküm tesis edilmiş ise de hükme esas alınan 19.03.2021 tarihli raporda dava konusu olup A ile gösterilen 2266.45 metrekarelik kısmın 11 ada 33 parsel sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından hükmün 11 ada 31 parsel olarak kurulmasının maddi hataya dayandığı mahallinde düzeltilecek bir husus olduğu anlaşılmıştır.
3. Mahkemece kurulan hüküm infaza elverişli değildir. Tapulu taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığı gerekli birimlerden araştırılarak uygun görülmesi halinde teknik bilirkişiden rapor alınmalı ayrıca dava konusu taşınmazların nitelikleri de dikkate alınarak 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/8668, K. 2023/1133, 27 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama