İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/892 K.2022/797

7. Hukuk Dairesi

Esas2021/892Karar2022/797Tarih8 Şubat 2022Okuma5 dk · 1.040 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2021/892 E., 2022/797 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.040 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : ... vd.

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.07.2014 gününde verilen dilekçe ile meranın aidiyetinin tespiti talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.12.2019 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08.02.2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı köy tüzel kişiliği vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... geldiler.

Duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Dava, kadimlik iddiasına dayalı meranın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili, mera komisyon kararı ile dava konusu 702 parsel sayılı taşınmazın davalı adına mera olarak tahsis edildiğini, dava konusu taşınmazın taraflar arasında düzenlenen hudutnameye göre davacıya bırakılan kısımda kaldığını, taşınmazın kadimden bu yana davacının kullanımında olduğunu belirterek, dava konusu taşınmaza ilişkin mera tahsisinin iptaline ve bu taşınmazın davacı adına mera olarak tahsisine, hudutnamaye göre dava konusu taşınmazı da kapsayan alanların davacı köyün kadim kullanımında olduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı köy temsilcisi, dava konusu meranın köylerine ait kadim mera olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, davacı tarafından açılan Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/351 Esas sayılı men'i müdahale davasının reddedildiğini, bu kararın kesin hüküm oluşturduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen ilk kararın temyiz edilmesi üzerine, dava konusu meranın kullanım hakkının hangi köye veya köylere ait olacağının tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanması gerektiği gerekçesiyle Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarih, 2016/11237E.-2019/3792K. sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda mahalli bilirkişi tespitinin mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazın sadece bir köyün kullanımında olduğunun ispatlanamadığı, davacının mera sınırının belirlenmesine ilişkin talebi olmadığından mera kullanımına dair tespit hükmü kurulmadığı, hudutnamenin de kadim kullanıma dair fiili durumu belirlediği ve davacının iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Bir davanın taraflarının o dava yönünden mahkemece hangi nedenle haklı veya haksız bulunduklarını anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada usûlüne uygun şekilde oluşturulmuş kuşkuya yer vermeyecek açıklık taşıyan direnme ya da uyma kararının bulunması zorunludur.

6217 sayılı Kanunun 30’ncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun, bozma sonrası mahkemece yapılacak işlemleri düzenleyen 429’ncu maddesinin ikinci fıkrasında,“…Mahkeme, temyiz edenden 434'ncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.” hükmü düzenlenmiştir.

Öte yandan, Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Bilirkişinin görevini yapmaktan yasaklı olması ve reddi” kenar başlıklı 272’inci maddesinde ise, “ (1) Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Ancak, bilirkişinin, aynı dava veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunması, bir ret sebebi teşkil etmez.

(2) Hâkimler hakkındaki yasaklılık sebeplerinden biri, bilirkişinin şahsında gerçekleşmişse, mahkeme, hüküm verilinceye kadar, her zaman bilirkişiyi resen görevden alabileceği gibi, bilirkişi de mahkemeden, görevden alınma talebinde bulunabilir. (3) Ret sebeplerinden birinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi hâlinde taraflar, bilirkişinin reddini talep edebileceği gibi, bilirkişi de kendisini reddedebilir.

Ret talebi veya bilirkişinin kendisini reddetmesinin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmış olması şarttır. Ret sebeplerinin ispatı için, yemin teklif edilemez. (4) Görevden alınma, ret ve bilirkişinin kendisini reddetmesine yönelik talep, bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden incelenir ve karara bağlanır. Kabule ilişkin kararlar kesindir.

Redde ilişkin kararlara karşı ise ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü yer almaktadır.

Dosya içeriğinden; mahkemece, 05.08.2009 tarihli tensip zaptının 2 numaralı ara kararında bozma kararına uyulup uyulmayacağı hususunun duruşmada dikkate alınmasına, 24.09.2019 tarihli duruşma tutanağının 1 numaralı ara kararında bozma ilamı doğrultusunda mahalli bilirkişilerin tespiti için ilgili kolluğa yazı yazılmasına ve 3 numaralı ara kararında ise bozmaya uyma hususunun gelecek celse değerlendirilmesine karar verildiği, ancak sonraki duruşmalarda bozma ilamına uyulup uyulması hususunda bir karar verilmediği anlaşılmıştır.

Ayrıca 24.09.2019 tarihinde kolluğa yazılan yazıda tespiti istenen mahalli bilirkişilerin niteliğinin yeterince açıklanmadığı ve kolluk tarafından taraf köylerde yaşayan bilirkişi isimlerinin bildirildiği, yine mahalli bilirkişi tespitine yönelik 30.09.2019 ve 15.10.2019 tarihinde yazılan yazılara ise kolluk tarafından cevap verilmeden mahallinde 21.10.2019 tarihinde keşif yapıldığı, keşifte kolluk tarafından bildirilenlerden farklı mahalli bilirkişilerin dinlendiği ve dinlenen mahalli bilirkişilerden ...’ın davacı köyde arıcılık yaptığı tespit edilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

1-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 429’uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü karşısında, mahkemece tarafların beyanlarının alınmasından sonra yapılacak iş, açıkça bozma nedenlerine uyulması ya da eski kararda direnilmesine dair ara kararı oluşturmak olmalıdır. Mahkemece, bu usul kuralı göz ardı edilerek, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarih, 2016/11237 E-2019/3792 K sayılı bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir karar verilmemesi ve bozma ilamına uyulmuş gibi mahalli bilirkişi tespiti için kolluğa müzekkere yazılması doğru olmamıştır.

2-Mahkemece, re’sen belirlenen mahalli bilirkişi isimleri hakkında tarafların beyanları alınmadan ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 272’inci maddesinde belirtilen ret ve çekinme sebepleri ileri sürme imkanı tanınmadan keşif kararı verilerek keşif yapılması da doğru görülmemiştir.

3-Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların çekişmeli mera veya yayla ile herhangi bir yararlanma ilişkisi bulunmayan, yansız anlatımda bulunabilecek, yöreyi iyi bilen ve çevre köy ya da kasabalarda yaşayan yaşlı kişilerden seçilmesi gerekmektedir. Mahkemece yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerden ... davacı köyde arıcılık yaptığından, diğeri mahalli bilirkişilerin ise uyuşmazlık hakkında yeterli bilgileri bulunmadığından dava konusu meranın kullanım hakkının hangi köye veya köylere ait olduğunun kesin ve tereddüte yer vermeyecek şekilde saptandığından söz edilemeyeceği gibi bozma ilamı doğrultusunda tahkikat yapıldığı da söylenemez.

Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmek suretiyle belirlenecek mahalli bilirkişiler vasıtasıyla mahallinde keşif yapılmalı, tarafların gösterdikleri tanıklar taşınmaz başında dinlenmeli, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli, taşınmazların öncesinde ve hali hazır durumda kimler tarafından kullanıldığı şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmalı, köy sınırlarının kullanım hakkına etki etmeyeceği de gözetilerek, infaza elverişli hüküm kurulması yoluna gidilmelidir.

Mahkemece, değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 3.815,00 TL’nin davalı köy tüzel kişiliğinden alınarak davacıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.02.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/892, K. 2022/797, 8 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Karar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/892
Karar No
2022/797
Tarih
8 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2021/903 K.2022/93
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2021/911 K.2022/78
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/916 K.2022/2934
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2021/919 K.2022/220
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/928 K.2022/2431
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/930 K.2022/866

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.